Alternatif tıbbın kadim bir uygulaması olan Biyoenerji, kökeni yaklaşık 18 bin yıl öncesine dayanan bir şifa yöntemidir. İlk olarak Tibet’teki eski şamanlar tarafından uygulanan bu yöntem, günümüzde de etkisini sürdürmektedir. Biyoenerji, negatif enerjiler nedeniyle tıkanan çakraları açarak aurayı düzenler ve vücudun enerji dengesini yeniden sağlar. Uygulayıcı, bir mercek gibi çalışarak evrenden aldığı enerjiyi yoğunlaştırır ve karşısındaki kişiye aktarır. Bu yazıda, aura, çakralar ve Biyoenerji uygulamaları üzerine bilgi ve deneyimlerimi paylaşacağım.

Aura: Vücudun Enerji Koruyucu Kalkanı
Aura, bedenimizi saran ve enerjimizi yansıtan koruyucu bir kalkan gibidir. Beyin, hissettiğimiz duygulara bağlı olarak enerji frekansları üretir. Negatif düşünceler kısa dalga boylu, sağlıksız frekanslar oluştururken; olumlu düşünceler dengeli ve uzun dalga boylu enerjiler yayar. Sağlıklı bir aura yaklaşık 2-2,5 metre çapında, dengeli ve yuvarlak bir yapıya sahiptir. Ancak olumsuz enerjiler, aurayı düzensiz, ince ve belirsiz hale getirebilir.
Aura, farklı renk ve katmanlardan oluşur. Fiziksel bedenimize en yakın olan eterik beden, en düşük frekansta titreşirken, astral, zihinsel ve ruhsal bedenler sırasıyla daha yüksek frekanslarda titreşir. Bu katmanlar, kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığı hakkında ipuçları verir.

Çakralar: Enerji Akışının Merkezi
Çakralar, evrenden aldıkları enerjiyi bedene dağıtan enerji merkezleridir. İnsan bedeninde 7 ana çakra, 28 tali çakra ve 360 enerji noktası bulunur. Ana çakralar sırasıyla:
1. Kök Çakra: Kuyruk sokumunda yer alır, güvenlik ve hayatta kalma duygusunu yönetir.
2. Sakral Çakra: Göbeğin hemen altında bulunur, yaratıcılık ve duygusal denge ile ilişkilidir.
3. Solar Pleksus: Göbek deliği civarındadır ve özgüveni destekler.
4. Kalp Çakrası: Sevgi ve bağışlama duygularını temsil eder.
5. Boğaz Çakrası: İletişim becerilerini etkiler.
6. Alın Çakrası (Üçüncü Göz): Sezgi ve içsel bilgeliği temsil eder.
7. Tepe Çakrası: Başın tepesindedir ve spiritüel bağlantılarla ilişkilidir.
Bu çakraların tıkanması, fiziksel ve psikolojik sorunlara yol açabilir. Örneğin, kalp çakrasındaki bir blokaj sevgi hissini bastırırken, kök çakradaki bir tıkanıklık kaygı ve güvensizlik duygularını artırabilir.

Biyoenerji ile Enerji Dengesini Yeniden Kazanmak
Biyoenerji uygulamaları genellikle 5 temel adımdan oluşur ve bu süreçte bireyler, sıcaklık, karıncalanma, renk algısı ya da yoğun duygusal tepkiler gibi farklı deneyimler yaşayabilir. Biyoenerji’nin bir avantajı da Reiki gibi uzaktan uygulanabilmesidir. Hatta uzaktan uygulamalarda dahi etkileri deneyimleyen pek çok kişiyle karşılaştım.
Biyoenerji Uygulama Adımları
1. Auraların Açılması: Uygulayıcı, kişinin tüm bedenini baştan ayağa elleriyle tarar. Bu işlem 5-10 cm mesafeden ve üç kez tekrarlanır.
2. Çakraların Açılması: Çakraların üzerinde saat yönünde yapılan hareketlerle enerji akışı sağlanır.
3. Şakaklara Çalışma: Şakaklardaki tali çakralara enerji aktarımı yapılır. Bu işlem, ellerin 3-5 cm mesafede küçük daireler çizmesiyle gerçekleştirilir.
4. Çakraların Dengelenmesi: Tepe çakradan kök çakraya kadar, her bir çakraya odaklanarak enerji aktarımı yapılır. Tıkalı bir çakrada uygulayıcının avuç içi ısınır ve uyuşur; çakra açıldıkça bu his azalır.
5. Auraların Kapatılması: Enerji çalışması tamamlandıktan sonra, aurayı kapatmak için beden yeniden taranır ve negatif enerji dışarı atılır.

Biyoenerji uygulamaları genellikle 3 ila 7 gün arasında düzenli olarak yapılır. Kendi deneyimlerime dayanarak, yıllardır devam eden ve modern tıbbın çözüm bulamadığı bazı sorunlarıma bu yöntemle şifa bulduğumu söyleyebilirim.
Sonuç: Enerji Dengesi ve Şifa
Negatif enerjilerden arınmanın birçok yolu vardır: Biyoenerji, meditasyon, doğa yürüyüşleri ya da topraklanma gibi yöntemler, vücudun enerji dengesini sağlamaya yardımcı olabilir. Biyoenerji, yalnızca fiziksel değil, ruhsal anlamda da derin bir dönüşüm sağlayabilir. Eğer siz de enerji dengenizi yeniden kazanmak istiyorsanız, bu kadim yöntemi deneyebilirsiniz.

Yorum bırakın