Son zamanlarda tarihimize olan ilgim oldukça arttı. Okul yıllarında çok da üzerine gitmediğim tarih ve edebiyat derslerinin eksikliğini şimdi hissediyorum. Belki de günümüzün hızlı teknolojik gelişmelerine karşı, köklerime sadık kalmaya çalışıyorumdur. Bu yazımda, Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e kadar olan dönemin sosyo-kültürel ve ekonomik yapısını en iyi şekilde yansıtan favori kitaplarımı paylaşmak istiyorum.

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç – Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç‘ı, Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpacağına dair bir krizle başlar. İrfan Galip, bu krizi fırsata çevirerek felaket senaryoları yazıp konferanslar düzenler ve düşmanlık duyduğu kadınlarla eğlenmeye başlar. Ancak bir gün, bu felakete inanan bir kadından aldığı esrarengiz bir mektup, hayatını değiştirir. Halley kuyruklu yıldızının her 75 yılda bir dünyadan görülebilen tek kuyruklu yıldız olduğunu ve 1910 yılında gerçekten de dünyadan gözlemlendiğini öğrenmek, kitabı benim için daha da ilginç kılıyor. Bu yüzden kitabın yazıldığı döneme göre oldukça yenilikçi bir eser olduğunu düşünüyorum.

Ateşten Gömlek – Halide Edib Adıvar
Halide Edib Adıvar, Kurtuluş Savaşı’na katılmış ve aynı zamanda kadın hakları üzerine yazılar yazmış bir eğitimcidir. Ateşten Gömlek romanını, savaşın ortasında izinli olduğu bir dönemde kaleme almıştır. Türk edebiyatında Kurtuluş Savaşı’nı konu alan ilk roman olarak dikkat çeker. Anadolu’daki halkı ve onların çetin savaş mücadelesini etkileyici bir dille tasvir etmiştir. Kitap, yıkıcı bir ümitsizlik içinde, aynı zamanda büyük bir ümit taşıyan bir dönemi yansıtır.
Gölgeler ve Hayaller Şehrinde – Murat Gülsoy
Gölgeler ve Hayaller Şehrinde, Doğu ile Batı arasında sıkışmış bir gazeteci olan Fuat Chausson’un İstanbul’daki macerasını anlatır. Fuat, 2. Meşrutiyet döneminin İstanbul’unda geçmişin izlerini takip eder. Sadece mektuplardan oluşan bu tarihi roman, İstanbul’un o yıllardaki mimari ve kültürel yapısını güzel bir şekilde yansıtır. İstanbul’a olan sevginizi pekiştiren ve ruhunuza hitap eden bir eser olacağından eminim.

Yaban – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yaban, milli mücadele döneminde bir köyde geçer. Köy halkı, düşman kuvvetlerin himayesinde daha huzurlu olacaklarını düşünerek Mustafa Kemal’in milli mücadele çağrısına karşı çıkar. Yunanlar köyü talan eder ve halk büyük acılar çeker. Yazar, köy halkının geri kalmışlığını ve cahilliğini bir aydının gözünden anlatır. Türk aydının köy halkına nasıl bakış açısı geliştirdiğini derinlemesine sorgulayan etkileyici bir kitap.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu – Peyami Safa
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, 15 yaşındaki bir gencin kemik veremi nedeniyle tedavi için Erenköy’de kaldığı paşanın köşkünde yaşadıklarını anlatır. Bu otobiyografik roman, Peyami Safa’nın çocukluğuna dair izler taşır ve psikolojik savaşı en iyi şekilde anlatan eserlerinden biridir. Kitap, psikolojik tahlil ve insan ruhunun derinliklerine inilerek okunması gereken bir eser.

Mai ve Siyah – Halit Ziya Uşaklıgil
Mai ve Siyah, Servet-i Fünun dönemi genç bir adamın yazarlık ve çevirmenlik hayallerinin peşinden gitmesini konu alır. Halit Ziya Uşaklıgil’in realist üslubuyla yazdığı bu eser, yayıncılık hayatı ve hayal kırıklıkları üzerinden dönemin edebiyat dünyasına ışık tutar. Can Yayınları’nın Türkçe uyarlaması, dönemin diline dair çok faydalı bilgiler sunarak, eseri günümüz Türkçesinde anlamaya olanak tanıyor.

Karabibik – Nabizâde Nâzım
Nabizâde Nâzım, Karabibik adlı eserinde, Antalya’daki köy hayatını ve köylünün geçim mücadelesini işler. Anadolu köylüsünün saflığını ve doğallığını, batılı akımların Türk edebiyatındaki ilk örneklerinden biri olan bu eserle ortaya koyar. Eser, köy yaşamını işleyen ilk roman olma özelliği taşır ve gerçekçilik ile naturalizm akımlarını yansıtır.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü, dönemin kurumlarını ve toplumu ironik bir dille eleştirirken, çağdaş Türkiye’ye geçişin sancılarını da trajikomik bir biçimde işler. Kitap, modern Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir ve karakterin yaşadığı sancıları eğlenceli bir şekilde okura sunar.
İnce Memed – Yaşar Kemal
Yaşar Kemal’in başyapıtı İnce Memed, Çukurova’nın bir köyünde geçer ve köy halkının zorluklarına, zulme karşı başkaldıran İnce Memed’in hikayesini anlatır. Edebiyatımızın en güçlü eserlerinden biri olan İnce Memed, Yaşar Kemal’in gözlem gücünü ve dilinin ne kadar kuvvetli olduğunu gözler önüne serer. Bu kitap betimlemeleriyle zihnimde öyle güçlü bir yer etti ki, yıllar sonra gözlerimi kapadığımda dahi Çukurova’nın o kırsalını tüm duyularımla hissedebiliyorum.
Bu eserlerin her biri, dönemin sosyo-kültürel yapısını, bireysel ve toplumsal değişimleri farklı açılardan ele alırken, aynı zamanda Türk edebiyatının önemli kilometre taşlarıdır. Umarım bu kitap önerileri, edebiyat ve tarih merakınızı daha da derinleştirir.

Yorum bırakın