Sessiz Diyar ile Modern Toplumun Karanlık Yüzü Üzerine

2–3 dakika

2021 yılında Toronto Film Festivali’nde prömiyer yapan ve ardından dünyanın farklı noktalarındaki festivallerde övgüyle karşılanan Sessiz Diyar (Silent Land), 41. İstanbul Film Festivali’nde Türkiye’de izleyiciyle buluştu. Aga Woszczyńska’nın hem yazıp hem de yönettiği, başrollerini Agnieszka Żulewska ve Dobromir Dymecki’nin paylaştığı bu iki saatlik film, giderek bencilleşen ve empati yetisini kaybeden modern toplumun karanlık yüzünü gözler önüne seriyor.

Kaynak: rottentomatoes.com

İdeal Görünen Bir Çift ve Çatışan Gerçeklikler

Filmin baş karakterleri Adam ve Anna, fiziksel görünümleri ve yaşam tarzlarıyla toplumun “kusursuz” çifti olmaya aday bir portre çiziyor. Uzun fit vücutları, sofistike zevkleri ve kusursuz Polonya aksanlarıyla mükemmel bir yaşam tarzını yansıtıyorlar. Çift, yoğun bir yılın ardından huzur bulmak için İtalya’da ıssız bir adada, havuzlu bir villa kiralar. Ancak, tatil başlangıçta hayal ettikleri kadar sorunsuz geçmez.

Havuzdaki tesisat sorununu çözmek için villa sahibi, Orta Doğulu bir göçmen işçiyi eve yollar. İşçinin varlığı ve tamirat sırasında çıkardığı sesler çiftte rahatsızlık yaratır. Daha da önemlisi, çift, adamla hiçbir şekilde iletişim kurmaz. Onu adeta yok sayan bu tavır, film boyunca Batı’nın Doğu’yu ötekileştirme biçimini simgeler. Ancak film, sadece bu politik çerçevede kalmaz; çok daha evrensel bir meseleye odaklanır: İnsanlığın giderek artan duyarsızlığı.

Duyarsızlığın Derinliği ve Sessizlikte Gizlenen Rahatsızlık

Filmin en çarpıcı yönlerinden biri, Adam ve Anna’nın sessizlik içinde rahatsızlıklarını hissettirme biçimidir. Talihsiz bir olay sonrasında, çiftin karanlık yüzü ortaya çıkar. Yüzeyde pasif ve uyumlu görünen ikilinin davranışları, vicdanlarının altında ezilen ancak bunu dışa vurmayı reddeden bir toplumun yansıması gibi.

Aga Woszczyńska’nın bu filmi, Batı toplumlarının yalnızca Doğu’yu değil, aynı zamanda çevresindeki her şeyi ötekileştirdiğini ve bireysel çıkarlarını merkeze aldığını vurguluyor. Sessiz Diyar, yalnızca sınıfsal veya etnik meseleleri değil, aynı zamanda insanlığın genel bencilliğini eleştiren bir yapım olarak karşımıza çıkıyor.

Yönetmenin Bilinçli Tercihleri ve Filmin Ağır Yükü

Film boyunca yavaş bir akış hakim. İlk bakışta bu tempo izleyiciyi zorlayabilir gibi görünse de, yönetmenin bilinçli bir tercihi olduğu aşikar. Yavaş ilerleyen sahneler, izleyiciyi düşünmeye ve karakterlerin duygusal durumlarına odaklanmaya zorluyor. Ayrıca film boyunca hissedilen yoğun gerginlik, izleyiciyi derinden etkiliyor. Benim için bu etkiler, film sonrası bile devam etti; adeta omuzlarımda ağır bir yükle eve döndüm.

Sessiz Diyar: İzlenmeli mi?

Sessiz Diyar, yavaş temposu ve yoğun atmosferiyle herkes için kolay bir izleme deneyimi sunmasa da, empati yoksunluğu ve toplumsal duyarsızlık gibi derin meseleleri ele alışıyla mutlaka izlenmesi gereken filmler arasında. Oyunculukları, etkileyici çekimleri ve güçlü temasıyla hafızalarda yer edecek bir yapım.

Eğer Batı’nın Doğu’ya, insanlığın kendi değerlerine ve çevresine karşı duyarsızlığını sorgulatan çarpıcı bir film izlemek isterseniz, Sessiz Diyar tam size göre bir seçim olacaktır.

Bu yazı, daha önce the Magger’da yayınlanan yazımdan esinlenilerek yeniden düzenlenmiştir.

Yeni yazıların e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Bizi Instagram’da Takip Edin!

AliveSouls'a ücretsiz abone olun!

Güncel yazılardan ve haftalık bültenden anında haberdar olmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin