Semerkant’tan Buhara’ya Mistik Bir Gezi Rehberi

3–4 dakika

Amin Maalouf’un Semerkant kitabını okuduğumda, Ömer Hayyam’ın rubaileriyle süslenmiş, masalsı İsfahan ve Semerkant şehirlerini keşfetmek hayalim olmuştu. Eşimle önce İsfahan’ı gezdikten sonra nihayet Semerkant seyahatimizi gerçekleştirdik ve bu muhteşem kültürü daha yakından tanıdık. Gitmişken Buhara ve Taşkent’i de dahil ettik ve Özbekistan bizi tam anlamıyla büyüledi!

Photo by Sergey Guk on Pexels.com

Özbekistan: Bilmeniz Gerekenler

Orta Asya’nın kalbinde yer alan Özbekistan, denize kıyısı olmayan bir ülke. Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan ve Türkmenistan’la çevrili olan bu coğrafya, özellikle Timur İmparatorluğu’nun tarihindeki önemiyle dikkat çekiyor. 1991 yılında bağımsızlığını kazanan ülkenin başkenti Taşkent, nüfusu ise yaklaşık 36 milyon. Pamuk üretimi, tekstil ve doğal kaynaklarıyla tanınan Özbekistan, son yıllarda yatırımcıların da ilgisini çeken bir merkez haline geldi. Türkçe ve Özbekçe’nin benzerliği ise seyahatinizi kolaylaştıracak en büyük avantajlardan biri. Türkçe konuşarak temel iletişim ihtiyaçlarınızı rahatça çözebilirsiniz, çünkü Özbekler genellikle Rusça bilse de İngilizce bilen kişi sayısı oldukça az.

Şehir içi ve şehirler arası ulaşım:

Taşkent hariç toplu taşıma olanaklarının limitli olduğu Özbekistan’da taksi oldukça uygun ancak taksimetre uygulaması olmadığından, şoförlerle pazarlık yapmanız gerekiyor. Seyahatten önce Yandex Go uygulamasını indirip kullanmanızı kesinlikle öneririm; böylece standart tarifelerle rahatça seyahat edebilirsiniz. Şehirler arası yolculuklar için ise hızlı trenler ideal.

Photo by RDNE Stock project on Pexels.com

Semerkant: Renkli Mozaiklerin Şehri

Semerkant’a adım attığımızda bizi geniş bulvarları ve yemyeşil sokaklarıyla modern bir şehir karşıladı. İlk durağımız Registan Meydanı oldu. Uluğ Bey’in inşa ettirdiği üç medresesiyle göz kamaştıran meydan, mavi kubbeleri ve mozaik işlemeleriyle sizi zamanda yolculuğa çıkarıyor. Meydana yürüme mesafesindeki Bibi Hanım Camii, Shah-i Zinda Türbesi ve yerel ürünler bulabileceğiniz Siyob Pazarı da kesinlikle görülmeli.

Astronomiye ilgisi olanlar için Uluğ Bey Rasathanesi eşsiz bir durak. Burada, yaklaşık 600 yıl önce bir yılın 365 gün 6 saat 10 dakika olduğunu yalnızca 1 dakikalık hata payıyla hesaplayan Uluğ Bey’in dahiliğini hissetmek mümkün. Son olarak, Timur’un mezarının bulunduğu Gur-i Emir Türbesi iç dekorasyonuyla büyüleyici bir deneyim sunuyor.

Lezzet Durakları:

Semerkant’ta akşam yemeği için tercih ettiğimiz Bibi Hanım Tea House’da nohut, patates ve bulgurla yapılan çorbayı denedik. Balkabaklı Özbek mantısı ise unutulmazdı. Ertesi akşam gittiğimiz Semerkant Restoran ise düğün havasındaki eğlencesiyle bizi şaşırttı. Vegan bir seçenek olarak ızgara sebzeleri denedim; eşim ise Özbek pilavını çok sevdi. Yemeklerin yanında servis edilen açık çay, Özbeklerin olmazsa olmazı.

Photo by Ehsan Haque on Pexels.com

Buhara: Tarih ve Mistik Dokular

Semerkant’tan Buhara’ya 3 saatlik bir tren yolculuğuyla ulaştık. Buhara, sıcak iklimi ve kum rengi tarihi yapılarıyla bizi adeta bir masal dünyasına götürdü. İlk durağımız Kalon Minareti ve çevresindeki Kalyan Camii ile Mir-i Arab Medresesi oldu. Bu yapılar, Timur döneminden kalan etkileyici mimarileriyle büyülüyor.

Buhara’da Tim Abdullah Khan Çarşısı, Ark Kalesi, Chor Minor Medresesi ve Sitorai-Mokhi-Khosa Sarayı da keşfedilmeyi hak ediyor. Ayrıca, Bolo Hauz Camii girişindeki ahşap sütunlar, üzerlerindeki oyma işçiliğiyle İsfahan’daki 40 Sütunlu Saray’ı andırıyor.

Lezzet Durakları:

Uygur mutfağına özgü Lagman (bir çeşit noodle) burada denediğimiz lezzetlerden biriydi. Merkezdeki Le Bonnet ise nargile eşliğinde çay keyfi yapmak için harika bir seçenek.

Photo by AXP Photography on Pexels.com

Taşkent: Modern ve Yeşil Başkent

Buhara’dan hızlı trenle 4 saatte Taşkent’e ulaştık. Geniş bulvarları, modern yapıları ve yemyeşil dokusuyla Taşkent, beklentimizin çok üzerinde bir şehir çıktı. Taşkent’in benim için en etkileyici yanı ise metro duraklarıydı. Her biri sanatsal detaylarla süslenmiş bu duraklarda, Kosmonavtlar, Pushkin ve Mustakillik Maydoni gibi istasyonlar mutlaka görülmeli. Metro turu için yalnızca 2000 Özbekistan Somu (yaklaşık 5 TL) ödemeniz yeterli.

Görülmesi gereken diğer noktalar arasında Emir Timur Meydanı, Özbekistan Tarih Müzesi ve Chorsu Pazarı da mutlaka yer almalı. Ancak pazarda, özellikle kubbenin içindeki kasap bölgesinden uzak durmanızı öneririm, yoksa travmatik karelere maruz kalabilirsiniz.

Photo by AXP Photography on Pexels.com

Lezzet Durakları:

Taşkent’teki son günümüzde, bir mola verip Özbek ve Lübnan mutfağını bir arada sunan Cafe 1991’e gittik. Menüde vegan seçeneklerin bulunması benim için büyük bir artıydı. Tatlı ekşi soslu kajulu tofu, yanında brokoli ve pilav ile dengeli bir tabak olmuştu. Burası hem yemek yemek hem de dinlenmek için oldukça keyifli bir duraktı.

Özbekistan, tarihi dokusu ve kültürel zenginliğiyle hafızalarınızda yer edecek bir rota. Semerkant’tan Buhara’ya, Taşkent’ten pazar yerlerine kadar her köşesi bir başka hikaye anlatıyor.

İlgili yazılar: Çelişkiler Diyarı İran’dan Seyahat Notları

Bu yazı, daha önce the Magger’da yayınlanan yazımdan esinlenilerek yeniden düzenlenmiştir.

Yeni yazıların e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Bizi Instagram’da Takip Edin!

AliveSouls'a ücretsiz abone olun!

Güncel yazılardan ve haftalık bültenden anında haberdar olmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin