Kahramanmaraş merkezli depremlerden yalnızca bir gün önce pattrice jones’un “Artçı Şok: Şiddet Dolu Bir Dünyada Travmayla Baş Edebilmek” adlı kitabını okumaya başladım. jones, kadın ve hayvan hakları savunucusu bir aktivist olmasının yanı sıra eğitimci ve yazar kimliğiyle de tanınıyor. Bu eseri, özellikle şiddet ve adaletsizlikle mücadele eden aktivistlerin psikolojik dayanıklılığını desteklemek için kaleme almış. Ancak yaşadığımız bu zorlu dünya göz önüne alındığında, kitabın hepimiz için yol gösterici olabileceğini düşünüyorum.
Ufak bir not: Yazar adının baş harflerini küçük yazmayı tercih ettiğinden, bu yazıda onun tercihine sadık kalacağım.

“Artçı Şok” Kavramına Bir Bakış
pattrice jones, “Artçı Şok” terimini travma sonrası ortaya çıkan psikolojik tepkileri tanımlamak için kullanıyor. Bunların en belirgin olanları arasında posttravmatik stres bozukluğu (PTSB) ve depresyon yer alıyor. Depremde olduğu gibi, doğada da artçı şoklar büyük bir sarsıntının ardından gelen öngörülemez ve yıkıcı etkiler yaratabilir. jones, bu metaforu kullanarak travma sonrası hislerin hayatlarımızdaki etkisini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Kitabı okurken, bu kavramın ne kadar güçlü bir anlam taşıdığını ve ilerleyen günlerde benim için daha da derinleşeceğini hiç tahmin etmemiştim.
PTSB: Belirtiler ve Etkiler
PTSB yaşayan bireyler, travmatik olayları tekrar tekrar hatırlama eğilimindedir. Bu kişiler, travmayı çağrıştıran durumlardan kaçınır, çevrelerinden yabancılaşabilir ve genellikle keyif aldıkları aktivitelerden uzaklaşırlar. Eğer PTSB tedavi edilmezse, bireyin üretkenliğini düşürmekle kalmaz; fiziksel sağlığı üzerinde de ciddi sonuçlara yol açabilir. Fibromiyalji, kronik ağrılar, uykusuzluk gibi rahatsızlıklar, bu durumun en bilinen yan etkileri arasında yer alır.
Depresyonun Gölgesinde
Depresyon, yalnızca üzüntü hissinden ibaret değildir. Yeme ve uyku düzeninde bozukluklar, sürekli yorgunluk, suçluluk ve değersizlik hissi gibi belirtilerle kendini gösterir. Ayrıca sosyal çevreden uzaklaşma ve hayattan zevk alamama gibi durumlar sıkça görülür. En ciddi boyutta ise bireylerin yaşamlarına son verme düşüncesiyle karşı karşıya kalması, depresyonun ne kadar tehlikeli olabileceğini gözler önüne serer.
İyileşmeye Giden Yol: Öneriler
jones, kitabında hislerin bastırılmak yerine ifade edilmesi gerektiğini vurguluyor:
“Tıpkı nehirler gibi, hisler de önlerine set çekildiğinde daha tehlikeli hale gelir. Ancak serbest bırakıldıklarında, doğal yollarında akmaya devam ederler.”
Yazar, duygularımızı fark etmenin ve güvenilir birine ifade etmenin iyileştirici bir etkisi olduğunun altını çiziyor. Bu süreç, travmatik anıları yeniden çerçeveleyerek zihinsel sağlığımızı destekler.
Mutlu hislerimizi fark etmek de bu sürecin önemli bir parçasıdır. Güzel bir anı yaşadığınızda, bunu bilinçli bir şekilde hatırlamak ve hafızanıza kazımak, zor zamanlarda size güç verebilir. Ayrıca, sizi rahatlatan aktivitelerin bir listesini hazırlayarak kötü hissettiğinizde bu listeye başvurabilirsiniz.

Travmayı Aşmak İçin Terapi ve Sanat
Kitapta, psikoterapinin duygularımızı anlamlandırmak ve serbest bırakmak için etkili bir yöntem olduğuna dikkat çekiliyor. Öyküsel yüzleştirme terapisi, tanıklık terapisi ve grup psikoterapisi gibi yöntemler, travmayı aşmada yardımcı olabilir. Bunun yanı sıra, müzik terapisi, dans ve görsel sanatlar, kelimelere dökülemeyen hisleri ifade etmek için güçlü araçlardır.
Travmanın toplumsal bir olayla ilişkili olduğu durumlarda, harekete geçmek önemli bir adım olabilir. Örneğin, ben Earthlings belgeselini izledikten sonra hayvancılık endüstrisinin çarpıcı gerçekleriyle yüzleşmiştim. Bu travmatik deneyimin ardından, vegan bir yaşam tarzına geçerek çevremde farkındalık yaratmaya çalıştım. Bu süreç benim için hem iyileştirici hem de güçlendirici oldu.

Beslenme, Egzersiz ve Bitkisel Destek
jones, beslenme ve egzersizin ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini de vurguluyor. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, bakliyat, turunçgiller ve Omega-3 açısından zengin bir diyetin yanı sıra, düzenli egzersizin kısa süreli de olsa endorfin artışı sağlayarak ruh halini iyileştirdiğini belirtiyor. Ayrıca, Kava biberi, sarı kantaron ve Griffonia bitkisinin tohumlarından elde edilen 5-HTP gibi bitkisel takviyeler de anksiyete ve depresyonla mücadelede etkili olabilir.
Kendinizi İhmal Etmeyin
Travma sonrası iyileşme bir yolculuk. Bu süreçte hem duygusal hem de fiziksel ihtiyaçlarınızı gözeterek, kendinize nazik davranmayı unutmayın. “Artçı Şok” kitabı, yalnızca travmanın etkilerini anlamak için değil, aynı zamanda bu etkilerle başa çıkma yollarını keşfetmek için de önemli bir rehber.

Yorum bırakın