Uyuşturucu karteline liderlik eden Meksikalı bir adamın, cinsiyet değiştirerek hayatına yeni bir başlangıç yapmasını konu alan Emilia Pérez, bu yılki Oscar Ödülleri’nde 13 dalda aday gösterilerek adından bolca söz ettirdi. Suç ve gerilim türlerini müzikal formatında izlemek alışılmadık bir deneyim sunarken, film karanlık atmosferi, eğlenceli sahneleri ve orijinal müzikleriyle zihnimde yer edecek.

Emilia Pérez’in Konusu
Jacques Audiard’ın yönetmenliğini üstlendiği filmde, Rita (Zoe Saldaña), suçluları aklayan yetenekli bir avukat olarak karşımıza çıkıyor. Para için her şeyi yapabilecek kadar gözü kara olan Rita, bir akşam uyuşturucu baronu Manitas Del Monte’nin (Karla Sofía Gascón) adamları tarafından kaçırılıyor ve reddemeyeceği bir teklif alıyor: 2 milyon dolar karşılığında Manitas’ın cinsiyet değiştirerek yeni bir hayat kurmasını sağlamak. Bunun için bir cerrah yerine bir avukata başvurmasının sebebi ise, Manitas’ın illegal kimliğinden dolayı bu süreci büyük bir gizlilikle sürdürebilmek ve geçmişine tamamen set çekip yepyeni bir insan olabilmek.
Bundan sonraki kısım spoiler içerir:
Rita dünyayı dolaşarak Manitas için en iyi cerrahı buluyor, ona yeni bir kimlik oluşturuyor, karısı Jessi (Selena Gomez) ve iki çocuğuna İsviçre’de güvenli bir hayat kuruyor. Son olarak Manitas’ı cinayet süsüyle öldürerek görevini tamamlıyor. Yeni adı ve bedeniyle Emilia Pérez’e artık gerçekten kendisi gibi yaşayabileceği bir fırsat yaratıyor.

Dört yıl aradan sonra, Rita Londra’da lüks bir restoranda alımlı bir kadınla karşılaşıyor ve bu kadının yıllar önce “hayat verdiği” Emilia Pérez olduğunu fark ediyor. Ancak bu defa Emilia’nın Rita’dan farklı bir konuda yardıma ihtiyacı var. Hikayenin ikinci yarısı, geçmişin gölgesinden kurtulmaya çalışan Emilia’nın yeni kimliğiyle nasıl bir hayat inşa ettiğine odaklanıyor. Uyuşturucu baronu günlerinden tamamen uzaklaşan Emilia, kendini bu konuyla ilgili bir sosyal sorumluluk projesine adamış, kadınlığı ve aşkı tanımakta olan birine dönüşüyor. Geçmişindeki zararları telafi etmek, çocuklarıyla yeniden bağ kurmak ve yalnızlıktan kurtulmak isteyen biri… Ancak bu yolculuk zorluklarla dolu…
Karakterler Üzerine
Zoe Saldaña, performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazanırken, karakteri Rita’nın ahlaki dönüşümüne ustalıkla hayat veriyor. Filmin başında çıkarcı ve soğukkanlı bir avukat olarak tanıdığımız Rita, hikayenin ilerleyen bölümlerinde Emilia ile birlikte kendi vicdani değişimini de yaşıyor. Özellikle müzikal sahnelerindeki sesi ve dans performansıyla kendine hayran bırakıyor.

Karla Sofía Gascón ise sert ve karanlık bir adamın, alımlı ve duyarlı bir kadına dönüşümünü olağanüstü bir oyunculukla sergiliyor. Bu sefer servetini ve gücünü, uyuşturucu kartellerinin söndürdüğü hayatları kurtarmak için kullanan, kendi çocuklarına bir anne sevgi ve şefkatiyle yaklaşan… Filmin başındaki uyuşturucu baronu ile Emilia’yı aynı kişinin canlandırdığını öğrendiğimde inanamadım! Gascón’un Oscar’a aday gösterilen ilk trans oyuncu olduğunu da belirtmeliyim.
Teması ve Mesajları
Suç ve gerilim türlerini müzikal formatında işleyen bir film daha önce hiç izlememiştim. Emilia Pérez’in karanlık ama eğlenceli sahneleri ilgi çekici bir tezatlık oluşturuyor. Oyuncuların ses ve dans performansları, özgün müzikleri ve Bollywood esintileri barındıran koreografileri ortaya başarılı bir müzikal çıkarmış. Ancak filmin Meksika yerine set ortamında çekilmesi, Meksika kültürünü iyi yansıtamadığı gerekçesiyle bazı izleyiciler tarafından eleştiriliyor.
Filmin trans bir karakterin kimlik arayışı ve dönüşüm sürecini başarılı bir şekilde ele aldığını düşünüyorum. Ayrıca sistem ve hükümet eleştirilerini de cesur bir şekilde işlediğini söylemeliyim. Yine de filmin ana mesajının daha güçlü verilebilmesi adına hikayenin daha farklı bir şekilde sonuçlanmasını beklerdim (spoiler vermemek için detaylandıramıyorum!) Ayrıca 2 saat 12 dakikalık sürede çok fazla olay örgüsü anlatılmaya çalışıldığı için bazı sahnelerin yüzeysel ve hızlı geçtiğini düşünüyorum.
Oscar Yarışı ve Ödüller
Cannes’da Jüri Ödülü ve En İyi Kadın Oyuncu Ödülü kazanan Emilia Pérez, Altın Küre’de En İyi Müzikal, En İyi Yabancı Dilde Film, En İyi Yardımcı Oyuncu ve En İyi Orijinal Şarkı ödüllerine layık görüldü. Bunun yanında 13 dalda Oscar adaylığıyla, Oscar’a en çok aday olan filmler arasında ikinci sıraya yerleşmiş. Bu durum çeşitli platformlarda çok eleştirilse de Oscar’ın çeşitlilik ve kapsayıcılık adına bu gibi filmlere pozitif ayrımcılık uyguladığı düşünülüyor. Ancak güçlü hikayesi, oyunculuk performansları ve müzikal türüne getirdiği yenilikçi yorum ile en azından bazı adaylıkları hak ettiğini söylemek mümkün.

Yorum bırakın