Bu yazıya başlarken içime dolup taşan iki his var: biraz heyecan ve çokça özlem… Bazı destinasyonlar büyük beklentiler yaratır: hem trendlerin attığı oklar, hem de belirli bir alanda öne çıkması gibi sebeplerden dolayı, o noktalar daha da popüler hale gelir. Seyahatlerimde bu popüler rotalardan hep kaçınırdım; ancak bence Bali öyle bir yer ki, siz Bali’ye gitmiyorsunuz, o sizi çağırıyor. İşte bu yazıyı da hayatımın en güzel yolculuğuna beni çağıran o güzel adayı yad etmek için yazıyorum.

Bali’ye İlk Adım: Denpasar Havalimanı
Uzun bir uçak yolculuğunun ardından, hangi mevsimde giderseniz gidin, muhtemelen alışkın olduğunuzdan biraz daha yüksek bir sıcaklıktaki Denpasar Havalimanı’na iniş yapıyorsunuz. Kalabalık ve kaosun keyif verdiği ilginç bir his var bu havalimanında. Belki turistik yapısı, belki de Bali’nin mistik ruhunun buraya kadar işlemiş olmasından dolayı…
Bali seyahatinizde Türkiye’den bazı arkadaşınızla denk gelme olasılığınız yüksek, bizim için de öyle oldu. Kimimiz Bali’ye aşık olurken, kimimiz bir daha gelmeyeceğine emin olarak oradan ayrıldı. Sanırım ‘’siz adayı sevmezseniz ada da sizi sevmiyor’’ kısmı bir gerçek. Bense Bali’yi gördüğüm en güzel coğrafya ve en naif kültür olarak benimsedim.
Yerel halkı hem inançları, hem de kültürleri gereği kibar ve sakinler. Bu durum sadece turistlere karşı da değil. Belki yaşadıklarına muhteşem bir hayat denilemez, hatta batılı bir bakış açısından belki çoğu şeyden yoksun olduklarını bile söyleyebiliriz. Ancak buna rağmen bu adanın insanlarında sonsuz huşu ve huzur var.

Bali’ye gitmeyi planlıyorsanız, yemyeşil huzur dolu bir seyahat sizi bekliyor. Sanırım benim en çok hazırlandığım seyahatim olmuştu. ‘’Bu kadar uzak bir yere bir daha ne zaman giderim kim bilir’’ diye düşünerek, her detayı birçok kanaldan araştırmıştım.
Bali Seyahati İçin Kaç Gün Gerekir?
Bali için oldukça makul bir süre belirlediğimizi, seyahatin sonunda fark ettik. 15 günün kararında bir süre olduğunu söyleyebilirim. Elbette Bali’de iki ay dahi kalsanız, bu süreyi asla sıkılmadan, sürekli keşfederek geçirebilirsiniz. Ancak zamanınız kısıtlıysa, sizin için de iki hafta gibi bir süre yeterli olacaktır. Zaten muhtemelen tekrar gitmek isteyeceksiniz!
Bali Rotası Nasıl Planlanmalı?
Bizim Bali rotamız şöyleydi: Ubud, Uluwatu, Seminyak ve Canggu. Bu rotadan oldukça memnun kalarak ayrıldık. Arada atladığım bir yer olan Nusa Penida’ya da yazımın en sonunda değineceğim.

Bali’de Ulaşım
Bali’de tüm seyahatinizi taksilerle sağlamanız mümkün. Biz tatilimizin tamamında Asya’da oldukça yaygın olan Grab’i tercih ettik. Bunun yanında gezi planınıza göre günlük turlar satın alabilirsiniz. Bu konuda kaldığınız otel de eminim sizi yönlendirecektir.
Bu arada seyahatimiz boyunca çok fazla trafiğe kaldığımızı söyleyemeyiz. Gitmeden önce sosyal medyada gördüğüm trafik manzaraları beni korkutmuştu ancak şanslıydık belki de.
Ubud Seyahat Önerileri
Seyahate Ubud’dan başlayıp buraya minimum 4 gün ayırmanızı tavsiye ederim. Çünkü burası Bali ruhunu hissedebileceğiniz en merkezi nokta. Sanki tüm hikaye Ubud etrafında şekilleniyor gibi: manzaralar, tapınaklar, şelaleler, uzun yürüyüş rotaları, turistik alışveriş… Her biri bir cennet!
Ubud’da Konaklama
Ubud’un küçük villalardan oluşan bir bölgesinde, butik bir villa otelde kaldık. Ubud mutlaka kendi zevkinize göre bir otel bulmanıza imkan sağlayabilecek kadar fazla alternatif barındırıyor.

Ubud’da Görülmesi Gereken Yerler
Biz sosyal medyada yer alan en popüler tapınak ya da şelalelerdense, daha nadir noktaları rotamıza ekledik. Çünkü o gördüğümüz turistik noktalar birbirinden çok ayrı yerlerde olduğundan uzun yolculuklar gerektirebiliyor. Diğer yandan turistik olmasındansa otantik yerler keşfetmeyi tercih ettik.
- Penglipuran Village: “Mutluluk köyü” olarak bilinen bu turistik noktaya mutlaka gitmenizi öneririm. Bu geleneksel Balinese köyü, Bali’nin kalbinde, huzurlu bir vadide yer alıyor. Burası geleneksel yaşamın ve sakinliğin korunduğu bir köy. Karakteristik Balinese mimarisiyle inşa edilmiş zarif ahşap evlere sahip. Dünya’nın en temiz köyü seçilmiş bu yerin, uzunca, tertemiz bir sokağı var. Köy halkı evlerini ve bahçelerini sürekli olarak temiz tutuyor. Bunun yanında geleneksel kültürlerini yaşatmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu köyde yaşamak isteseniz de bu mümkün değil; çünkü dışarıdan kimse kabul edilmiyor, bu köyde kalmak için yerlisi olmanız gerekiyor.
- Monkey Forest: Turistik bir deneyimin yanı sıra tatlı bir anı bırakıyor. Fotoğraf galerinizi süslemek, maymunların sempatisini keşfetmek ve ‘’tatlı tedirgin’’ birkaç saat için değecektir. Çok zamanınızı almayacak bu yer, Ubud’un merkezinde sayıldığı için, ardından zaman kaybetmeden sokaklarını keşfe çıkabilirsiniz.

- Pura Tirta Empul: En meşhur tapınaklarından biri olmasının yanında, hem yolu, hem de vardığınızdaki atmosferiyle zaman ayırmaya değecek bir rota vadediyor. Arınma havuzuna girmek pek bana uygun değildi, hijyene ve günahlarıma sarılıp arınmamayı tercih ettim.
- Campuhan Ridge Walk: Bir güne burada sakin bir yürüyüşle başlamanızı öneririm. Sonrasında da bir kahvaltıyla kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Campuhan, Endonezce’de (Bahasa) “iki nehrin birleştiği yer” anlamına geliyor. Bir rehbere ihtiyacınız olmadan, çantanızı kapıp yürüyebileceğiniz bir rota.
- Alchemy & The Yoga Barn: Ubud, yoga ve meditasyon merkezleriyle ünlü. Ruhunuzu dinlendirmek için bu merkezlerden birini tercih edebilirsiniz.
- Pyramids of Chi: Bali şifa rotası olarak da oldukça popüler ve birçok şifa merkezi Ubud’da konumlanıyor. Burada “sound healing” olarak bilinen ses şifasına katılabilirsiniz. Aynı zamanda travmalardan arınma ritüelini içeren Tri Desna’yı araştırabilirsiniz.
- Spa merkezleri: Bali masajıyla gevşemek isterseniz Mekar Spa, Maya Spa ve Bodyworks önerilerim arasında yer alıyor.

- Kabana Ubud: Bali’nin olmazsa olmazı, heybetli tropikal ağaçlarının içinde konumlanan havuzları… Bu noktada Cabana’yı kesinlikle öneriyorum. Seyahatiniz elveriyorsa burada sakin bir tam gününüzü rahatlıkla geçirebilirsiniz. Yukarıda bahsettiğim Mekar Spa da içinde yer alıyor.
- Jungle Fish: Bizim Ubud’a ayırdığımız süre yetmediği için burayı ziyaret edemedik ama Cabana ilginizi çektiyse burayı da değerlendirebilirsiniz.
Ubud’da Alışveriş
Bali’de yapacağınız tüm hediyelik eşya alışverişinizi, yüksek pazarlık gücü kullanarak burada tamamlamanızı öneririm; çünkü buradan sonra gidilecek noktalarda, tıpa tıp aynı ürünler daha yüksek fiyatla karşınıza çıkacak.
Ubud’da Kafe ve Restoran Önerileri
Ubud’da yediğimiz hiçbir şey mükemmel olmasa da kötü de değildi. Bali genelinde dünya mutfağı oldukça yaygın, dolayısıyla lokal lezzetlere açık birisi değilseniz, tüm seyahatiniz boyunca kendinize uygun alternatifleri bulabileceksiniz.

- PASIR: Kahve, tatlı ve öğle yemeğiniz için ideal olan bu mekan, tam merkezde yer alıyor. Burada ya da başka bir yerde Bali’ye özel olan limon aromalı birasını denemenizi öneririm.
- Donna: Akşam yemekleri için Ubud’un en popüler restoranlarından; ancak çok öncesinden rezervasyon yaptırmanız gerekebilir.
- Honey & Smoke: Öğle ve akşam yemeği için gidilebilir. Rezervasyon gerekiyor ancak biz spontane bir akşam yemeği için yer bulabilmiştik. Dünya mutfağından yemekleri inanılmaz lezzetliydi.
- Ivy Cafe: Ubud’un merkezinde yer alan bu mekan, sabah kahvaltısı ya da öğle yemeği için güzel bir alternatif olabilir.
- Tis Cafe: İşte burası dünya üzerinde gördüğüm en güzel noktaydı sanıyorum. Tis Cafe hala kalbimde yeri başka olan, gözlerinize inanamayacağınız, baktıkça kalbinizin sıkışacağı bir manzaraya sahip. Bunun yanında menüsü de inanılmaz keyifli. Birçok lezzetli alternatifi bir arada bulacaksınız. Biz burada muson yağmuruna yakalandık; ancak sanırım hayatımda unutamayacağım en güzel dakikaları buradaki musona borçluyum. Yağmur olmayan bir günde giderseniz havuzu da muhteşem, aklınızda bulunsun. İnanılmaz fotoğraflar için şimdiden hazır olun!

Uluwatu Seyahat Önerileri
3 gece geçireceğimiz Uluwatu’ya giderken içimden bir ses ‘’çok seveceksin, hazırlan’’ demişti bile. Tam da öyle oldu! Hem mekanlar hem de kendi içinde oldukça sakin olması, Uluwatu’yu Bali’deki favori noktam haline getirdi. Hani bazen her şey mükemmel denk gelir ya, burası da benim için Bali’nin o noktası sanıyorum. Otelimiz, taksi şoförü ve havanın derecesine kadar her şey yolunda gitmişti. Daha ilk dakikadan Uluwatu’nun sanki bizi koca bir gülümsemeyle kucakladığını hissettik. Buraya kalbimi bıraktığımı söyleyebilirim!
Bali’nin surf noktalarından olan Uluwatu’yu Türkiye’nin Bodrum’una benzetebiliriz. Hem mekanlar hem de sosyo-kültürel durumu bana bunu hissettirdi. Turist ve yerlilerin yanı sıra, dijital göçebelerin bir süreliğine yerleşmek için tercih ettiği, fazlasıyla kozmopolit bir durak olduğunu söyleyebilirim. Burası asla Asya gibi değil: sabahın erken saatlerinde surf aktivitelerini tamamlayıp, motosikletleriyle dönen batılı popülasyon, burayı Miami atmosferine büründürmüş bile, benden söylemesi!

Uluwatu’da Görülmesi Gereken Yerler, Otel ve Mekan Önerileri
- Alchemy Yoga Center: Uluwatu’daki en güzel anılarım burada kaydedildi. Yoga derslerinin yanı sıra, dükkan ve restoran kısmını ziyaret etmenizi öneririm.
- Savaya & El Kabron: Uluwatu dünyanın en popüler gece kulüplerinden birini barındırıyor. Etkinlik takvimine bakarak gideceğiniz günü seçebilirsiniz. Biz iki gece Savaya’yı ve bir gece El Kabron’u tercih ettik.
- Padang Padang Plajı: Eat Pray Love filminde yer alan bu plaja, programımızın sıkışıklığına rağmen, son günümüzde sabah 7.00’de kalkarak gittik. İyi ki de gitmişiz! Sabah saatlerinde bu plaj tamamıyla bir cennet gülümsemesiyle sizi karşılayacak.
- Kafe ve restoran önerileri: Nourish, Ours, Suka ve The Bench alternatifleriniz arasında olabilir. Biz her birinden çok memnun kaldık.
- Konaklama: Bizim tercih ettiğimiz Village Bali, bence Uluwatu’daki en güzel otellerden biriydi.
Seminyak Seyahat Önerileri
Uluwatu’dan yine taksiyle Seminyak’a geçiş yaptık. Seminyak ve Canggu günleriniz daha çok deniz tatili gibi olacaktır. Yani tüm günü bir plajda geçirip, akşama doğru günü batırıp otelinize dönersiniz.

Buradaki otelimiz yine klasik bir villa oteliydi. Seminyak’ta Mano Beach ve Potato Head’de tüm günü geçirip, akşamında güneşi batırabilirsiniz.
Bali’deki diğer noktalarla karşılaştırdığımda, Seminyak’ın kendi kimliğini oturtamadığını düşünüyorum. Biraz kentleşme var, biraz turizm, biraz da kaos derken, buranın ruhunu tam olarak benimseyemedik.
Canggu Seyahat Önerileri
Son noktamız Canggu ise daha çok Alaçatı havasında. Sanıyorum şu ana kadar bahsettiğim yerler arasında en pahalı olanı burasıydı. Bunun tamamıyla daha fazla insanın, dolayısıyla daha fazla talep ve popülaritenin getirdiği bir sonuç olduğunu düşünüyorum. Canggu’da çok sayıda genç ve dijital göçebe göreceksiniz.
Canggu’da gidebileceğiniz yerler arasında The Lawn, La Brisa ve Mari Beach Club bulunuyor. Finns Beach Club en popüler plajlar arasında yer alsa da çok turistik olacağını düşünerek burayı eledik.

Nusa Penida Üzerine
Son olarak çok önemli bir konuya daha değinerek Bali seyahat notlarımı tamamlamak isterim. Yazının başında da bahsettiğim gibi, birçok kaynaktan Bali rotası araştırmama rağmen, hiçbir seyyah ya da yazar Nusa Penida konusunda uyarıda bulunmamıştı. Biz de bir gecemizi buraya ayırdık. Ancak sanırım burası hayatımda gördüğüm en ‘’hiçlik’’ noktasıydı.
Giden herkes bu güzel manzaralara değeceğini yazsa da, ben ettim siz etmeyin! Nusa Penida günümüz koşullarında ve hatta önümüzdeki yirmi yıl içinde rotanız için katma değer sağlayacak bir nokta değil. Özür dilerim Nusa Penida; ama gerçekler acıdır.
Umarım Bali’ye gidersiniz ve benden selam söylersiniz...

Yorum bırakın