Bolonya, Floransa, Siena ve San Gimignano’yu kapsayan rotamızda, pizza, makarna, tiramisu, gelato ve daha birçok lezzetin vegan versiyonlarını deneme şansı bulacağımı çok düşünmemiştim. Seyahat öncesinde yemek konusuna pek odaklanmamış, daha çok gezilecek tarihi noktaları araştırmaya vakit ayırmıştım. “Yemek işini bir şekilde hallederiz, en kötü domates soslu makarna ile bir hafta geçirebilirim” diye düşünürken, beklediğimden çok daha fazla vegan seçeneğe rastlamak benim için büyük bir sürpriz oldu.

Günde yaklaşık 30.000 adım atıp, bu yorgunluğun üzerine bir de “Şimdi nerede ne yesek?” ya da “Acaba vegan bir seçenek bulabilecek miyim?” gibi bir stres hiç yaşamadım. Aksine, gün içinde kolayca birçok alternatif mekana ulaşıp lezzetli yemekler yeme fırsatım oldu. Siz de hazırsanız, keşfettiğim bu mekanları ve deneyimlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Bolonya
Opera Caffè e Tulipani

Siesta sebebiyle Bolonya’da konaklayacağımız yere giriş saati 15.00 olduğu için bir süre beklememiz gerekiyordu. Yanında gördüğümüz şirin kafeye oturup kahve içerek zamanın geçmesini beklemeye karar verdik. Menülerinde havuçlu vegan keki görünce tabii ki dayanamayıp sipariş verdim. Tüm yol yorgunluğunun ardından, hiç tatlı arayışım yokken, bu tarz çabasız küçük bir sürpriz gerçekten keyifli oldu.
La Svolta Cucina di Ragione

Kendilerini “etik ve sürdürülebilir bir mutfak projesi” olarak tanımlayan bu restoranın menüsünde vegan seçeneklerin bulunması beni çok mutlu etti. Burada pancarlı humus üzerinde hardallı soya sosuyla servis edilen pane mantarları ve tatlı olarak badem krokanlı nuga musu denedim.
Mantarların dokusu ve lezzeti gerçekten çok iyiydi: dışı çıtır, içi ise yumuşacıktı. Tatlıya gelecek olursak, hafif tatlıları ve krokanı seven biri olarak benim için tam anlamıyla mükemmel bir seçimdi. Genel olarak her damak tadına hitap edebilecek, özenle hazırlanmış lezzetler sunduklarını düşünüyorum.
La Trattoria del Tempo Buono

“Bir çorbadan beklentim ne kadar yüksek olabilir ki?” diye düşünürken bu çorba ile tanıştım. Mantar ve biberiyeli, krutonlu kremalı patates-pırasa çorbası, basit ve ulaşılabilir malzemelerin nasıl ustaca bir araya geldiğini bana gösterdi. Yoğun kıvamlı, kremamsı çorbaları seviyorsanız, bu tat tam size göre! Ana yemek olarak tercih ettiğim, taze domates soslu ve fesleğenle süslenmiş spagettinin en kalın versiyonu olan “Spaghettoni” ise beklentilerimi boşa çıkarmayan klasik bir lezzetti.
Bolonya Tren İstasyonu

Erken saatlerde Bolonya’nın karmaşık tren istasyonunda, Floransa’ya gidecek trenin platformunu bulma çabası içindeyken, kahvaltı yapmak ya da bir kahve içmek aklımdan bile geçmiyordu. Ancak platformu bulup bekleme zamanımızı değerlendirebileceğimiz bir yer ararken, istasyonun içinde gözümüze ilişen ufak bir köşede, hazır gıdalar ve kahve satılan bir alanı görünce, “Bir şansımızı deneyelim” dedik. Bu kadar yol stresi içinde vegan kruvasan bulmak beni çok mutlu etti! İçindeki nefis marmelat ve yanında sipariş ettiğim double espresso ile yolculuğumuza güzel bir başlangıç yapmış olduk.
Floransa
Mister Pizza

Sabah saatlerinde Santa Maria Novella’dan başlayan Floransa gezimizde, Duomo Meydanı’na vardıktan sonra buradaki tarihi alanları gezip öğle vakti bir yemek molası verdik. Konumu itibarıyla ulaşımı oldukça kolay olduğundan biraz kalabalık bir yer. Menüsünde yer alan pizzalardaki peyniri, vegan mozzarella ile değiştirebiliyorsunuz. Ben vegan mozzarellalı La Regina sipariş ettim. Tadı biraz klasik bir lezzet olsa da vegan mozzarella beni hayal kırıklığına uğratmadı.
Nirvana Veg Restaurant Firenze

Gezi boyunca menüsünde sadece vejetaryen ve vegan seçenekler sunan tek yer olsa da, burayı bulduğumuz için çok mutlu olduk! Kırmızı pestolu gnocchi, soya soslu ravioli ve tiramisu denedik. Gnocchi ve ravioli, yanında vegan parmesan ile servis ediliyor. Hepsinin tadı son derece lezzetliydi ve parmesanın tadı hala damağımda. Vegan olduğumdan bu yana tattığım en iyi peynir alternatifiydi. “İyi ki gelmişim” dediğim yerlerden biri oldu. Tiramisuya gelirsek, İstanbul’daki çeşitli vegan pastanelerde denediğim tiramisulara kıyasla biraz zayıf kaldığını söyleyebilirim. Yine de denemeye değerdi.
Edoardo il Gelato Biologico Gelateria Ponte Vecchio

Canımın soğuk bir tatlı istediği anda karşıma çıkan ve imdadıma yetişen bir yer! Vegan seçeneklerini öğrenmek istediğimde, kontaminasyon olabileceği için herhangi bir alerjim olup olmadığını sordular. Ben fıstıklı ve bitter çikolatalı gelato tercih ettim. Normalde vegan kornetleri de bulunuyormuş ancak o gün tükendiği için kapta servis ettiler. Korneti çok seven biri olarak biraz üzülsem de tatlı ihtiyacımı gayet güzel bir şekilde karşılayabildiğim için oldukça keyifliydim. Duomo Meydanı ve Ponte Vecchio olmak üzere iki şubeleri bulunuyor. Ben köprünün diğer tarafında, Ponte Vecchio’ya yakın olan şubelerinden aldım. Buradan Michelangelo Meydanı’na doğru giderken güzel bir enerji kaynağı oldu.
Gustapizza

Gelelim o meşhur pizzacıya! Önceden araştırmadığım, akşama doğru acıkınca rastgele keşfettiğim, önündeki sırayı ve Google Maps’teki 6000’e yakın yorumu görene kadar bu denli ünlü olduğunu bilmediğim o mekana… Hem içeride hem dışarıda oturma imkanı sunuyor. Yer bulamazsanız bile paket yaptırıp, yaklaşık 80 metre ileride bulunan Santo Spirito Bazilikası’nın merdivenlerinde bu lezzet deneyimini yaşayabilirsiniz. Ben klasik bir vegan seçenek olarak Marinara ve yanında favori İtalyan biram olan Moretti’yi sipariş ettim. “Keşke daha fazla vegan seçeneği olsaydı” dediğim bir yerdi ama Marinara deyip geçmemek lazım. Muhteşem sosuyla ve kocaman taş fırında pişirilen hamuruyla gerçekten bambaşka bir lezzetti. Restoranın önündeki uzun kuyruklar sizi yıldırmasın, beklemeye değer!
La Grotta Di Leo Srl

İtalya’nın lezzetli karbonhidratları yanında, turistlerin ilk tercih ettiği seçeneklerden biri olmasa da benim gibi yeşil sebzeleri ve çorbayı sevenler için buradaki sebzeli çorbayı öneririm. Porsiyonu oldukça büyük olan bu çorba, herkesin damak tadına hitap etmeyebilir fakat bana tam anlamıyla şifa gibi geldi. Ana yemek olarak vegan makarna seçeneği sorduğumuzda, “Fresh Pasta” (taze makarna) kategorisinde yer almayan makarnaları tercih edebileceğimi ve istediğim bir sosla hazırlayabileceklerini söylediler. Ben de porçini mantarlı penne sipariş ettim. Mantarı çok beğenmesem de makarna oldukça lezzetliydi.
Panini Toscani

Evet gelelim Floransa’nın ünlü Schiacciata ekmeğine… Vegan sandviç yeme umudum yoktu fakat Duomo Meydanı’nda yer alan bu mekana denk geldiğimizde birçok sebzenin yer aldığını görmek benim için sürpriz oldu. Normalde bu sebzeler sandviçin içinde yan lezzet olduğu için sınırlı çeşit alabiliyorsunuz fakat ben vegan olduğumu belirtince hepsinden alabileceğimi söylediler. İçerisinde kabak, patlıcan, közlenmiş biberler, sarımsaklı renkli peperonata, kurutulmuş domates ve roka yer alıyordu. Daha ne olsun! Ben çok beğendim.
Santa Maria Novella Tren İstasyonu

Klasik bir İtalyan lezzeti olarak düşünmeyin ama yolunuz bu tren istasyonuna düşerse bu burgeri mutlaka deneyin! Biz Floransa’dan Bolonya’ya tren ile dönerken yolumuz buraya düştü. Fazla söze gerek yok, görsel her şeyi anlatıyor. Harikaydı!
Siena
Panini Il Cencio

Burası Siena’nın Compo Meydanı’nda yer alıyor. Eğer gezinizin ilk durağını bu meydandan başlatmayı planlıyorsanız ve açsanız kesinlikle güzel bir başlangıç noktası olacaktır. Floransa’da yediğim sandviçin benzeri bir lezzet arayışım vardı fakat burada sebzelerden sadece sınırlı sayıda seçim yapabiliyorsunuz. Yine de kabak ve sarımsaklı közlenmiş biberlerin yer aldığı bir sandviçin tadı ne kadar kötü olabilir? Benim damak tadıma uygun bir lezzetti.
San Gimignano
Yemeklerden önce San Gimignano’ya bayıldığımı söylemem gerekir! Gönül isterdi ki şehrin en yüksek noktası olan, muhteşem manzaralı Montestaffoli Kalesi’nde Vernaccia di San Gimignano şaraplarını tadabilelim. Ancak birçok restoran gibi, şarap tadımı yapılan bu nokta da kapalıydı. Yine de panoramik manzaranın keyfini çıkarmak kesinlikle buna değerdi.
Magnino

Toskana bölgesinin geleneksel bir makarna türü olan Pici makarnayı denedik. Menüde sundukları tek sos da vegan olmadığı için farklı çeşit sos ile hazırlanmasını rica ettim ve sarımsaklı domates soslu olarak yaptılar. Bu bölgeye ait bir makarna çeşidi olduğu için denemek istemiştim fakat İtalya’da alışık olduğumuz “al dente” formunda gelmediği için fazla beğenmedim. Makarna hamuru daha kalın olduğundan belki de daha uzun süre pişirilmesi gerekiyor olabilir. Restoranın fiyatları da normale göre biraz pahalı. Yine de klasik bir sos ile (fiyatını göz ardı edersek) üzücü bir deneyim yaşatmadı.
Gelateria Dondoli

Bu meşhur dondurmacıda uzun bir sıra olduğu için fazla düşünme fırsatım olmadı ve gözüme ilk çarpan beyaz şaraplı, mangolu ve biberiyeli tatları denedim. Siz siz olun, şarabı sıvı formundan başka bir şekilde tüketmeyin. Belki daha güzel çeşitler vardı ama maalesef benim seçimlerim pek beklentimi karşılamadı.

Yorum bırakın