Bazı tiyatro oyunları vardır ki, üzerinden yıllar geçse de hafızalardan silinmez. Her sahnelenişlerinde izleyiciyle yeniden buluşur, her seferinde başka bir detay yakalatır, başka bir duyguya temas eder. Hem güçlü metinleriyle hem de unutulmaz oyunculuklarla adeta tiyatro tarihine kazınırlar. Bu yazıda, tekrar tekrar sahnelenen ve izleyicisini her defasında etkilemeyi başaran o kıymetli oyunları sizler için derledim.

Bir Delinin Hatıra Defteri
Gogol’un klasik eseri Bir Delinin Hatıra Defteri, Erdal Beşikçioğlu’nun unutulmaz performansıyla sahnede adeta yeniden doğuyor. Baskıcı bir sistemde akıl sağlığını yavaşça kaybeden Poprişçin karakterine hayat veren Beşikçioğlu, sahnede yer alan büyük vinç üzerinde sergilediği fiziksel performansla hem hayranlık hem de gerilim uyandırıyor. UNIQ Hall’de izlediğim oyunda, seyirciler sahnede, vincin tam altında oturuyordu – o anların yarattığı heyecan, oyunculuğun etkileyiciliğiyle birleşince ortaya çok özel bir deneyim çıktı.
Bu tek kişilik “dev” oyun, Erdal Beşikçioğlu’nun Etimesgut Belediye Başkanı olmasıyla beraber maalesef artık tek tük sergileniyor. Dolayısıyla güncel programı yakından takip edip, denk gelir gelmez hemen bilet almanızı tavsiye ederim. En yakın gösterim, 23 Mayıs cuma günü Ankara Etimesgut 100. Yıl Cumhuriyet Kültür ve Sanat Merkezi’nde olacak.

Joseph K.
Franz Kafka’nın Dava romanından uyarlanan bu kara mizah yüklü oyun, bir sabah suçunun ne olduğunu bile bilmeden tutuklandığını öğrenen Joseph K.’nın adalet sistemine karşı verdiği çaresiz mücadeleyi konu alıyor. Mert Fırat’ın performansı, Joseph K.’nın içine düştüğü bu boğucu çemberi sahnede tüm ağırlığıyla hissettiriyor. Didem Balçın’ın çok yönlü karakter geçişleri ve oyunun dairesel, dönüp dolaşan sahne tasarımı ise Kafkaesk atmosferi başarıyla tamamlıyor. Kitap uyarlamalarını sahneye taşımak zordur; herkesin kafasında başka bir “Dava” vardır. Bu uyarlama, hikâyeyi özgün biçimde yorumlasa da zaman zaman kitabın derinliğinin gerisinde kaldığını düşünüyorum. Ancak Joseph K.’nın çaresizliğini iliklerinize kadar hissettiren bu yorum kesinlikle görülmeye değer.
Joseph K. 16 Mayıs cuma günü DasDas’ta sahne alacak. Güncel programı DasDas’ın internet sayfasından takip edebilirsiniz.

Bir Baba Hamlet
Shakespeare’in klasik eseri Hamlet, Baba Sahne’nin mizahi ve modern yorumu olan Bir Baba Hamlet ile bambaşka bir forma bürünüyor. Şevket Çoruh ve İlker Ayrık’ın (veya benim izlediğim zamanda Murat Akkoyunlu’nun) hayat verdiği iki karakter, kısıtlı imkanlarla bu ölümsüz eseri sahnelemeye çalışırken, seyirciyi bol kahkahalı bir yolculuğa çıkarıyor. Kalas dekorlar, absürt detaylar ve zekice kurgulanmış bir anlatımla tiyatroya hem saygı duruşunda bulunuyor hem de onunla tatlı tatlı dalga geçiyor.
Sekiz ödüllü bu dinamik oyun, Türkiye’nin birçok şehrinde sahneleniyor. Özellikle Murat Akkoyunlu’nun güçlü performansı izlediğim dönemde zihnimde yer etmişti. Güncel turne takvimi için Baba Sahne’yi veya Tiyatrolar.com.tr‘yi takip edebilirsiniz.

Shirley Valentine
Yıllar önce izlediğim Shirley Valentine, hâlâ zihnimde tebessümle yer eden oyunlardan biri. Tek kişilik bir performans olmasına rağmen 105 dakika boyunca gözümü sahneden alamamıştım. Sumru Yavrucuk’un muazzam enerjisiyle hayat bulan Shirley, sıradanlığın içinde kaybolmuş bir kadının kendi sesini yeniden bulma yolculuğunu mizah ve göz yaşıyla harmanlayarak anlatıyor. Willy Russell’ın kaleme aldığı bu klasik, mutfak duvarlarına konuşarak başlayan içsel bir isyanı sahneye taşıyor. “Ben kendimi yeniden beğendim” diyen Shirley’nin gözünden, toplumsal rollerin dışına çıkmanın özgürleştirici gücünü hissediyorsunuz. Yavrucuk’un ustalığı sayesinde tek başına sahnede birçok karaktere can veren bu oyun, yalnızca bir kadının değil, hepimizin içsel dönüşüm hikâyesine dokunuyor.
Shirley, 25 Nisan’da Akatlar Kültür Merkezi’nde, 6 Mayıs’ta İzmir Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu’nda, 14 Mayıs’ta Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde ve 21 Mayıs’ta Fişekhane’de yeniden sahnede olacak.

Cimri
Serkan Keskin’in Harpagon rolünde sahnenin tozunu attırdığı Cimri, kahkahalarla izlediğim ama sonlara doğru süresinin biraz kısalmasını dilediğim bir oyundu. Ancak bu oyunu bırakın 3 saat, 5 saat bile olsa sıkılmadan izleyecek pek çok kişi tanıyorum! Molière’in 17. yüzyıldan bugüne uzanan bu kült eseri, paraya olan takıntısıyla hayatını ve sevdiklerini zehir eden bir adam üzerinden, insan doğasına dair keskin gözlemler sunuyor. Semaver Kumpanya ise bu klasik metni çağdaş bir mizah ve dinamizmle harmanlıyor. Başta Serkan Keskin ve Sezin Bozacı’nın performansları olmak üzere, bu kalabalık kadronun enerjisi oyunu başka bir seviyeye taşıyor.
Cimri’yi, 25-26 Nisan’da İzmir Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu’nda, 28 Nisan’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde, 7 Mayıs’ta Maximum UNIQ’ta, 10-11 Mayıs’ta Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde ve 1 Haziran’da Zorlu PSM’de izleyebilirsiniz.

Cyrano
Cyrano, kalbiyle konuşan ama aşkını büyük burnunun gölgesinde saklayan bir adamın hikâyesi. Edmond Rostand’ın klasik eserinden uyarlanan bu etkileyici yorum, kelimelerin gücünü bedenin ötesine taşıyor. Zekâsı ve edebi diliyle çevresindekileri büyüleyen Cyrano, fiziksel görünümünün sevdiği kadına ulaşmasına engel olacağını düşündüğü için duygularını başka bir adamın ağzından dile getiriyor. Bu içsel çatışma; yalnızlık, özgüven ve sevme biçimlerimiz üzerine düşündürüyor. Başroldeki Bülent Emin Yarar’ın sahnedeki varlığı, karakterin duygusal derinliğini tüm yoğunluğuyla bizlere aktarırken, oyunun şiirselliği, mizahı ve görselliği, klasik bir eserin bugünün dünyasına nasıl taptaze taşınabileceğini gösteriyor.
Cyrano’yu 26 Nisan cumartesi, 9 Mayıs cuma veya 25 Mayıs pazar günü DasDas’ta izleyebilirsiniz.


Yorum bırakın