Hayatta karşımıza çıkan zorluklar, engeller veya beklenmedik değişiklikler karşısında çoğu zaman üç seçeneğimiz olur: mücadele etmek, kaçmak ya da kabul etmek. Peki, hangisi daha sağlıklı ve huzurlu bir seçenek olur? Kaçma davranışı tek başına ayrı bir konu. Bu yazımda ise, diğer iki seçenek olan “kabul etmek” ve “mücadele etmek” kavramlarını psikolojik açıdan ele alarak, aralarında nasıl sağlıklı bir denge kurabileceğimizi keşfedeceğiz.

Mücadele Etmek
Mücadele, insanın hayatta kalma içgüdüsünün başında gelir. Hepimiz, her gün hayatımıza devam edebilmek için çeşitli mücadeleler içine giriyoruz. Bu mücadeleler bazen o kadar hayatımıza işliyor ki, bunun bir mücadele olduğunu fark etmiyoruz bile.
Peki mücadeleyi siz nasıl tanımlıyorsunuz? Benim aklıma gelenler:
- Zorlukların üstesinden gelmeye çalışmak
- Bir hedefe ulaşmak için çabalamak
- Adaletsizliklere karşı durmak
- Hak ettiğimiz değerlere ulaşmak
- Hayatta kalmak
Mücadele bizi güçlendirir, sınırlarımızı genişletir. Ancak bazen mücadele etmek yorucu olabilir; direnç ve stres yaratabilir. Günümüzde yaşadığımız yorgunluğun ve tükenmişliğin en büyük sebeplerinden biri de sürekli mücadele içinde olmamızdır. Tükenmişlik mi, yorgunluk mu? Bu konuya başka bir yazıda değineceğim. Şu an emin olduğum tek şey, bu yazıyı okuyan çoğu kişinin mücadele etmekten yorgun olduğu. Özellikle bu günlerde, hem adaletsizliklere karşı verdiğimiz mücadelenin hem de hayatta kalmak için verdiğimiz ekonomik mücadelenin bizi oldukça yorduğunu görüyorum.

Kabul Etmek
Kabul etmek, teslim olmak ya da pes etmek anlamına gelmez. Olanı olduğu gibi görmek ve onunla uyum içinde hareket etmek, daha doğru bir tanım olacaktır. Mücadele etmek her zaman sonuç vermez çünkü hayatımızdaki her şeyin kontrolü bizde değildir. Kontrolü bizde olmayan durumlarla vereceğimiz savaş, çoğu zaman anlamsız ve tüketici olur. Bu savaşı verirken ruh sağlığımızı ve bütünlüğümüzü bozmak yerine, olanı olduğu gibi kabul etmek çok daha sağlıklı bir çözüm olabilir.
Peki sizce kabul etmek nedir? Benim aklıma gelenler:
- Kontrol edemediğimiz durumları kabullenmek
- Duygularımızı kendimizi yargılamadan, olduğu gibi kabul etmek
- Başkalarını olduğu gibi görmek
- Kendimizi olduğumuz gibi sevebilmek
Kabul etmek, zihinsel esneklik ve iç huzur sağlar. Aynı zamanda enerjimizi gereksiz yere tüketmemize engel olur. Psikolojik sağlığımızı korumamıza ve değişen koşullara uyum sağlama becerimizi artırmamıza yardımcı olur. Ki günümüzde en çok ihtiyacımız olan becerilerden biri, değişimler karşısında esnek davranabilme yetisidir. Kırılmadan esnemek…

Dengede Kalmak
Her konuda olduğu gibi burada da denge çok önemlidir. Hayatta ne zaman mücadele edip, ne zaman kabul edeceğimizi bilmek, psikolojik sağlığın anahtarıdır. Dediğim gibi, kontrolün bizde olmadığı durumlarda mücadele etmek bizi gereksiz bir yorgunluğa sürükler. Ancak bazen de kabul etmeden sesimizi çıkarmamız ve mücadele etmemiz gerekir. Bu gibi durumlarda mücadele etmeden kabul etmek, bizi çok daha zorlu bir yaşama sürükleyebilir. Sonuç olarak, her zaman olduğu gibi bu seçenekler arasında da denge kurmak, sağlıklı kalmamızı sağlar.
Bir karar vermeniz gerekiyorsa bu soruları kendinize sorabilirsiniz;
- Hangi durumlar değiştirilebilir, hangileri değiştirilemez?
- Enerjimizi burada harcamak yardımcı olacak mı?
- Bu durumu değiştirmenin anahtarı bende mi?
- Bu durum benimle mi yoksa bir başkasyla mi alakalı?
- Kabul etmek bana ne kazandırır/kaybettirir?
- Mücadele etmek bana ne kazandırır/kaybettirir?

Güçlü Olmanın Gerçek Tanımı…
Evet, sürekli bir mücadele içindeyiz. Ancak hayatı bir savaş alanı olarak görmek doğru olmaz. Günlük hayatımızda, ufak veya büyük birçok sorunu çözerken bazen bunların farkına bile varmıyoruz çünkü bu beceriye sahibiz. Genellikle ne yapacağımızı bilmediğimiz, daha önce karşılaşmadığımız sorunlarda verdiğimiz mücadele daha yorucu oluyor. Burada önemli olansa, mücadeleyi de kabul edebilmek. Çünkü mücadeleler de öğreticidir. Her süreç ve her sonuç bize farklı şekillerde fayda sağlar. Hem mücadele etmeyi hem de kabul etmeyi öğrenmek, uzun vadede kendinize yapacağınız en büyük yatırımdır. Her alanda olduğu gibi burada da dengeyi kurabilmek, sizi daha sağlıklı bir birey haline getirir.
Bugün, hangi durumlarda kabulü, hangi durumlarda mücadeleyi seçtin? Hayatına baktığında gereksiz yere verdiğin bir mücadele var mı? Cevabın “var” ise, mücadele etmek yerine kabul etmeyi deneyebilirsin.
Unutma, bazen asıl güç gerektiren şey mücadele etmek değil kabul etmektir…

Yorum bırakın