Geçtiğimiz günlerde, eşimle birlikte Beşiktaş Stadı’nın içinde açılan White Pepper adlı restoranın davet yemeğine katıldık. Stadın görkemli mimarisi, boğazın masmavi manzarası ve gün batımıyla birleşen atmosferi, burayı kokteylinizi yudumlamak ya da özel bir akşam yemeği için benzersiz kılıyor. Vegan bir yaşam tarzı sürdüren biri olarak, menüde bana uygun lezzetler bulabilmek gerçekten sevindiriciydi. Ama önce gelin yazımıza biraz geçmişten başlayalım…

Tüpraş Stadyumu: Modern Bir Colosseum
Beşiktaş Stadı, resmi adıyla Tüpraş Stadyumu, sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da en ikonik statlarından biri. İlk haliyle 1947 yılında mimar mühendis Vietti Violi ve yüksek mimarlar Fazıl Aysu ile Şinasi Şahingiray tarafından inşa edilmiş. Osmanlı döneminde saray ahırları olarak kullanılan bu yer, Cumhuriyet’in ilerleyen yıllarında spor alanına dönüştürülmüş. İnönü Stadı olarak Beşiktaş’ın yanı sıra, uzun yıllar boyunca Fenerbahçe ve Galatasaray maçlarına da ev sahipliği yapmış.
2013 yılında tamamen yıkılarak yeniden inşa edilen stat, 2016’da modern haliyle kapılarını açtı. Yeni mimarisiyle, adeta antik Roma’daki Colosseum’u anımsatıyor: taş görünümlü cephesi, sütun benzeri yapıları ve katmanlı düzeniyle antik bir atmosfer yaratıyor. Boğaz manzarası ve Dolmabahçe Sarayı’na komşuluğuyla bu yapı, yalnızca bir futbol stadı değil; aynı zamanda pek çok unutulmaz konsere de ev sahipliği yapıyor.


White Pepper
Divan Grubu çatısı altında Ekim 2024’te açılan White Pepper, Beşiktaş Stadı’nın ruhunu yansıtırken, aynı zamanda büyüleyici Dolmabahçe manzarasına karşı eşsiz bir gastronomi deneyimi sunuyor. Kış aylarında modern tasarıma sahip iç mekânının, yaz akşamlarında ise boğaza karşı konumlanan terasında gün batımının keyfini çıkarmanızı öneririm.
Mekânın içki menüsü oldukça zengin. Klasik ve imza kokteyllerin yanı sıra, geniş bir şarap seçkisi bulunuyor. Ayrıca kahve menüsünde bitkisel süt alternatifleri mevcut.
Türk Mutfağından “Kendiliğinden Vegan” Lezzetler
Türk mutfağından lezzetlerin sunulduğu davet menüsünde, benim için de vegan bir menü oluşturulmuştu. Girişte ikram edilen kokteyllerimize, rakı enjekte edilmiş kavun dilimleri eşlik etti. Başlangıçlarda humus, vişneli yaprak sarma ve soğan dolması servis edildi. Özellikle soğan dolması o kadar güzel pişirilmişti ve iç harcı öyle lezzetliydi ki, sırf bunun için bile tekrar gidilir!


Ana yemek olarak sunulan ızgara istiridye mantarı, tadı damağımda kalan bir diğer tabaktı. Kebaptan daha lezzetli, aynı zamanda hafif ama doyurucu bir seçenekti. Umarım menülerine kalıcı olarak eklerler.
White Pepper’daki vegan seçenekler bunlarla sınırlı kalmıyor: bamya çorbası, mercimek çorbası, piyaz, Mersin çıtır patates… Türk mutfağı kendiliğinden vegan birçok lezzete sahip. Menülerindeki vegan seçenekleri daha da çeşitlendirip, burayı bitkisel beslenen uluslararası misafirler için cazip bir nokta haline getirebilirler.
Gecede ayrıca Kulüp Rakı’nın yeni çıkan “Delüks” versiyonunu da tatma fırsatı bulduk. Şişesindeki zarif kadın-erkek illüstrasyonu Emrah Yücel‘e aitmiş. %100 yaş üzümden damıtılmış bu rakıyı, içim olarak klasik Kulüp Rakı’dan daha hafif, meyvemsi ve yumuşak buldum.

Yorum bırakın