Vegan Olmanın Verdiği Acıyla Yaşamak: Viktor Frankl’ın İzinde

2–3 dakika

“Veganlık zor değil mi?” biz veganların en çok duyduğu sorulardan biri. Bu soruyu şöyle cevaplamak isterim: Vegan olmak değil ama vegan olmanın beraberinde getirdiği kaçınılmaz olan acı, yas, üzüntü ve öfkeyle baş edebilmek, onlarla yaşamayı öğrenmek gerçekten çok zor. Bu yazıda, Viktor Frankl’ın düşüncelerinden ilham alarak veganlığın yarattığı bu derin acıyı nasıl dönüştürebileceğimizi ele alacağım.

veganlık viktor frankl insanın anlam arayışı

Veganlığın İlk Yarası: Başka Canların Acısıyla Yüzleşmek

Vegan olma süreci, bazı gerçekleri keşfedip onlarla yüzleşme cesareti göstermekle başlar. Bu süreçte daha önce hiç bilmediğimiz bir acının içinden geçmemiz gerekir. Bu şimdiye kadar gördüğümüz, hissettiğimiz acılardan daha farklıdır. Çünkü tanıklık ettiğimiz şey, sadece bize değil, yaşamı hisseden tüm canlılara ait olan acıdır. Bu yüzden farklıdır, daha yakıcıdır. Bu acı, yalnızca hayvanların değil, insanlığın tarih boyunca tanık olduğu tüm zulümlerin yankısını taşır.

Viktor Frankl ve Anlam Arayışı

Bu yüzden Viktor Frankl’ın yaşadıklarıyla aramızda derin bir bağ kurmak mümkündür. Bir başkasının acısına tanıklık etmek, insanda ağır bir yük bırakır. Viktor Frankl da insanlık tarihinin en büyük acılarından birine tanıklık edenlerden biridir.

Nörolog ve psikiyatr Viktor Frankl, 1943 yılında Nazi toplama kampında tutsak edilmiş; orada, öznenin hayvanlar yerine insanlar olduğu fakat benzer dehşet ve acılara tanıklık etmiştir. Ailesi ve arkadaşlarını açlık ve zulüm dolu bu kampta kaybetmiştir.

Peki, ne zaman biteceğini bilmediği bu acılara rağmen yaşamaya neden ve nasıl devam edebilmiştir? Frankl’a göre bu sorunun cevabı Nietzsche’nin şu sözünde saklıdır: “Yaşamak için bir nedeni olan insan her türlü nasıla katlanabilir”

veganlık viktor frankl insanın anlam arayışı
Kaynak: listelist.com

Dayanma Gücü: Seçim ve Özgürlük

Frankl, kendisi gibi birçok kayıp yaşayan tutsakların davranışlarını incelemiş ve İnsanın Anlam Arayışı kitabında, insanların acı verici ve yıkıcı olabilecek durumlara katlanabilmelerini ve bunların üstesinden gelebilmelerini mümkün kılan iki temel psikolojik güç olduğundan bahsetmiştir. Bunlar karar verme kapasitesi ve davranış özgürlüğüdür. İnsanın acıya yaklaşımını şekillendiren de bunlardır. Yaşadığımız her durumda acıya karşı tavrımızı seçebilir, özgürce nasıl davranacağımıza karar verebiliriz.

Hayvan Zulmü: Ahlaki Sınav

Bugün milyonlarca hayvanın çektiği acı, toplumun gözünde normalleştirilmiş durumda. Bunu görmek ve alışılmış düzene rağmen doğru olanı seçmek, kendi yolunu çizme özgürlüğünün bir örneğidir.

Hayvan zulmü bize büyük bir ahlaki sınav sunar. Zulmü görüp kayıtsız mı kalacağız, yoksa bu acıyı dindirmek için anlamlı bir tavır mı alacağız? Kişisel sorumluluk alıp, onların yaşam hakkını savunacak mıyız? Kendimiz dışındaki bir varlık için kişisel çıkarların ötesinde çaba gösterecek miyiz?

veganlık viktor frankl insanın anlam arayışı
Kaynak: edgarsmission.org.au

Acıyı Dönüştürmek

Veganlığın acısı maalesef ki yok edilemez, ancak dönüştürülebilir. Böylece anlamlı hale getirilebilir. Hayvanların çektiği acı bizde üzüntü ve öfke yaratabilir. Ama bu acıyı bizleri harekete geçiren bir ahlaki sorumluluğa ve eyleme dönüştürdüğümüzde, onu anlamlı kılmış oluruz. Veganlık, hayvanların acısına verilen bir yanıttır ve bu acılardan birine bile dokunmak, onlardan birini bile kurtarmak, kendi umudumuzu da kurtarmaktır.

Dünyada ne çok acı var ve bu acıların dönüşebileceği ne çok anlam var. Bu yüzden onu bir şeylere dönüştürmek gerekir, tıpkı şu an okuduğunuz bu yazı gibi…

Ve Frankl’ın da dediği gibi: “İnsanın özgün fırsatı, yükünü taşıma biçimindedir.”


Yeni yazıların e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Bizi Instagram’da Takip Edin!

AliveSouls'a ücretsiz abone olun!

Güncel yazılardan ve haftalık bültenden anında haberdar olmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin