Modern hayatın en büyük yüklerinden biri, bedenimizden çok zihnimizin hiç durmadan çalışmasıdır. Düşünceler, planlar, endişeler, geçmiş deneyimler ve geleceğe dair senaryolar… Zihin sürekli aktiftir ve çoğu zaman bu yoğunluğun farkına bile varmadan yaşamaya devam ederiz. Access Bars, tam da bu zihinsel yoğunluğun yumuşamasına alan açan, bedenden başlayan bir farkındalık çalışmasıdır.

Access Bars Nedir?
Access Bars, baş üzerinde bulunan ve yaşamın farklı alanlarıyla ilişkilendirilen 32 noktaya, hafif ve nazik dokunuşlarla uygulanan bir yöntemdir. Bu noktalar; para, kontrol, yaratıcılık, beden, ilişkiler, mutluluk, güç, farkındalık ve iletişim gibi konularla bağlantılıdır.
Ancak bu çalışma bir “enerji aktarımı” ya da telkin yöntemi değildir. Aslında oldukça basit bir prensibe dayanır: Zihin sakinleştiğinde, beden kendini yeniden düzenleme kapasitesine girer.
Access Bars Bilimsel Açıdan Nasıl Açıklanabilir?
Güncel nörobilim ve sinir sistemi çalışmaları, hafif dokunuşların ve güvenli temasın parasempatik sinir sistemini aktive ettiğini göstermektedir. Bu sistem, bedenin gevşeme, dinlenme, onarım, sindirim ve uyku gibi doğal iyileşme süreçlerinden sorumludur.
Access Bars seansları sırasında, baş bölgesine yapılan yumuşak temas, bedene “tehlike yok” sinyali gönderir. Sinir sistemi, savaş–kaç (stres) modundan çıkarak rahatlama yanıtına geçer. Bu durum, kalp atış hızında yavaşlama, kas gevşemesi ve zihinsel sakinleşme olarak deneyimlenebilir.
Bazı çalışmalarda, benzer dokunsal gevşeme tekniklerinin:
- Beyin dalgalarında alfa ve teta aktivitesini artırdığı,
- Zihinsel gürültüyü azalttığı,
- Odaklanma ve farkındalığı desteklediği
gözlemlenmiştir. Access Bars bu açıdan, bedeni derin gevşeme haline davet eden bir uygulama olarak değerlendirilebilir.

Bir Access Bars Uygulayıcısı Olarak Yaklaşımım
Access Bars uygulayıcısı olarak benim için en önemli unsur, kişinin kendini güvende, rahat ve yargısız bir alanda hissetmesidir. Seanslar sırasında; zorlama, yönlendirme veya “Bunu hissetmelisin” beklentisi yoktur.
Bedenin verdiği tepkiler takip edilir. Her seans, kişinin o anki ihtiyacına göre şekillenir. Bu yüzden Access Bars’ı, bir teknikten çok bedene ve zihne eşlik etme hali olarak görüyorum.
Access Bars Seansı Nasıl Geçer?
Seans sırasında kişi tamamen giyinik şekilde uzanır. Baş üzerindeki belirli noktalara yapılan yumuşak dokunuşlarla birlikte, zihnin sürekli aktif olan alanları yavaşlamaya başlar. Bu süreçte derin gevşeme, uyuşukluk ya da uyku hali, zihinsel sessizlik ve bedende hafiflik hissi deneyimlenebilir.
Seans sonrasında ise birçok kişi:
- Daha berrak düşündüğünü,
- Günlük hayatta daha az tepkisel olduğunu,
- Uyku kalitesinin arttığını,
- Stres ve kaygının azaldığını
fark edebilir. Bu etkiler kişiden kişiye değişebilir. Çünkü Access Bars, bir tedavi ya da hızlı çözüm değil; farkındalık ve düzenlenme sürecidir.

Access Bars Kimler İçin Uygundur?
Access Bars;
- Zihinsel yorgunluk yaşayanlar,
- Sürekli düşünme ve kontrol halinde olanlar,
- Stres, kaygı ve içsel sıkışma hissedenler,
- Daha sakin ve dengeli bir alan arayanlar
için destekleyici bir çalışmadır.
Herhangi bir inanç sistemi, ritüel ya da ön bilgi gerektirmez. Sadece kişinin kendine şu soruyu sormasına alan açar: “Zihnimi ve bedenimi biraz dinlendirmeye izin verir miyim?”
Küçük Bir Hatırlatma
Bazen hayat değişmez. Ama hayata bakarken taşıdığımız yükler azalır. Ve bu, sandığımızdan çok daha büyük bir değişimdir.
Seans ve İletişim
Access Bars seansları hakkında bilgi almak, uygunluk ve randevu için bana e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz: arikanmelike@hotmail.com
Sorularınızı memnuniyetle yanıtlarım. Kendinize daha yumuşak bir alan açmak isterseniz, buradayım.

Yorum bırakın