Rober Koptaş’tan Unufak: Tek Yön Biletli Hayatlar

2–3 dakika

Kitabın adına baktığınızda aklınıza ne geliyor bilmiyorum. Muhtemelen hepimize hissettirdiği duygular başka. Nedense benim aklıma küçük küçük ekmek kırıntıları gelmişti. Şimdilerde ona galeta unu deniliyor. Ancak kitabı bitirdiğimde içim unufak oldu sanki. Rober Koptaş’ın Unufak romanı; hafıza, göç ve görünmeyen yaralar arasında insanın içini sessizce parçalayan bir anlatı sunuyor.

Rober Koptaş Unufak roman kitap inceleme Agos gazetesi yazarı
Kaynak: bianet.org

Kitap, Ermeni bir ailenin memleketinden İstanbul’a gelişini ve bu şehirde yaşadıkları deneyimleri anlatıyor. Eski yaşadıkları yerin adı tam olarak belirtilmemiş, hep baş harfiyle ifade ediliyor. Bu hali merak uyandırıyor. Hikayeyi ailenin ayrı ayrı fertlerinden, farklı bakış açılarıyla dinliyorsunuz. Aile İstanbul’a geldiğinde birbirlerine daha çok tutunmayı hayal ederken, daha çok dağılıyor.

Roman beni öyle alıp götürdü ki bahsi geçen aileden biri gibi hissettim. Belki sebebi benim de toplum tarafından çok da kabul görmeyen, çocukken utandığım, yetişkinliğimde övündüğüm bir kimliğe sahip oluşumdu. Bu yüzden etkilendiğim kısımları ve cümleleri kendi bakış açımla derledim.

Rober Koptaş’ın Kalemi ve Romanın Etkisi

Unufak, Rober Koptaş’ın ilk kitabı. Kendisini Agos gazetesinden tanıyor olabilirsiniz. Kalemi çok güçlü ve derin. Eser son derece sürükleyici, insan elinden bırakmak istemiyor. Bazen de “Bırakayım da bir sindireyim, üzerine düşüneyim” dedirtiyor.

Ben en son kitaba ara verdiğimde Sezen Aksu’nun Ben Annemi İsterim şarkısını açıp ağladım. Bu şarkı neden aklıma geldi? Çünkü kitaptaki kadın karakter Anna’nın yaşadıklarını sindiremedim. Onun yerine ben ağladım.

Rober Koptaş Unufak roman kitap inceleme Agos gazetesi yazarı
Kaynak: bianet.org

Masal Hattı, Çocukluk ve Hafıza

Kitabın başlarındaki anlatıcımız “masal hattı”ndan bahsediyor. Masal hattı, yaşadığı onca karmaşa arasında ona anlık keyif veriyor besbelli. Çocukken annem babam çalıştığı için ne yapacağımı bilmezdim. Cep telefonları yoktu. Masal hattını çevirip masal dinlemek en büyük keyiflerimden biriydi.

Kendinden bir şeyler bulmak istiyor insan. Okuduğu kitapta, izlediği filmde… İşte Unufak tam öyle bir kitap. İnsanları bir betimleyişi var mesela, “Kaşları hep hayır diyor gibi kalkık” gibi… Direkt kişinin suratı canlanıveriyor.

Aile, Toplum ve Görünmeyen Yaralar

Bazen her şey yolundadır gibi görünür. Ancak içinde bir yerlerde o huzurun huzursuzluğu vardır ya, yazar bunu çok iyi anlatıyor. Eski aile yaşantısını, toplumun kurallarının aileye ve bireye verdiği zararları, içinden geldiği gibi yaşamanın cezasını, kadınların toplumdaki savruluşunu, camdan bakmaktan bile mahrum kadınlarımızı, sevgisini göstermeyi beceremeyen ebeveynlerimizi daha nicelerini kusursuz bir dille ifade ediyor.

Yeni kelimeler, babaanne cümleleri de ekleniyor dağarcığınıza. “Ananın ilki olacağına dağdaki tilki ol.” Ben daha önce duymamıştım. Anamın ilki olduğumdan, hemen not aldım tabii ki.

Rober Koptaş Unufak roman kitap inceleme Agos gazetesi yazarı
Photo by Beyzaa Yurtkuran on Pexels.com

Varoluş ve Kayıp

“Varken yok olmak, yokken var olmak.” Bana bu cümle ölümü hatırlatıyor. Hayattayken kıymetinin bilmediğimiz insanlar ölünce birden var oluyor, ölünce meşhur olan sanatçılar gibi. Çocukken bile yüzüne bakmadığımız oyuncağımız kırılınca ağlıyoruz. Belki de varken kıymetini bilmek gerekiyordur sevdiklerimizin, bir gömleğin eksik düğmesi gibi hissettirmemek.

Bir kitap üzerine bu kadar yazılır mı bilmem ama ben yazmak, paylaşmak istedim. Hadi okuyun, üzerine beraber konuşalım. Neler hissedeceğinizi merakla bekliyorum.


Yeni yazıların e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Bizi Instagram’da Takip Edin!

AliveSouls'a ücretsiz abone olun!

Güncel yazılardan ve haftalık bültenden anında haberdar olmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin