Gururumuz Kenan Yıldız’ın peşinden, Juventus maçı izlemeye Torino’ya gidelim dedik. Buraya kadar gelmişken şehri turlamadan ve glutene doymadan dönmek olmazdı tabii. Bu rehber de yine diğer yazılarımızda olduğu gibi klasik bir gezi rehberinin dışına çıkıp, yalnızca en çok keyif aldığımız önerilerden oluşuyor olacak.
1. Juventus Maçına Katılın

Gittiğimiz şehrin başarılı bir futbol veya basketbol takımı varsa, maçını mutlaka yerinde izlemeye çalışıyoruz. İtalya’nın en büyük kulüplerinden biri olan Juventus’u da şehrinde izlemek eşsiz bir deneyimdi. Hele bir de o takımda son yılların en başarılı futbolcularından biri oynuyorsa…
Milli takımımızın gururu Kenan Yıldız, Juventus ile olan sözleşmesini 2030’a kadar uzattı. Şansımıza bunun kutlaması da bizim katıldığımız Juventus – Lazio maçı sırasında gerçekleşti. Tüm stadın hep bir ağızdan “Ooy ooy ooy Kenan Yıldııız” diye bağırması gurur vericiydi. Ayrıca takımın marka yüzü olarak her yerde onun fotoğrafı vardı, gözümüz gönlümüz açıldı. Bir de bebişe Juventus tulumu aldık 🙂
Maç biletini Juventus’un kendi sitesinden aldık. Ancak üye olurken doğrulama kodu Türkiye’de olduğumuz için cep telefonumuza gelmedi. Bu nedenle kulubü arayıp yardımcı olmalarını istedik. Onlar bir tane kod oluşturup bize söyleyerek üye olmamızı sağladı. Biletleri stadın güney doğusunda yer alan 117 numaralı kısımdan aldık. Hem aile tribünüydü hem de kale arkasındaki coşkuya ve maça hakim olmamızı sağladı.
2. Vegan Pizzalar Vardır (Peynirli!)

İtalya denince akla ilk gelen yemeklerin başında pizza yer alıyor elbette. Peynirsiz pizzayı “vegan pizza” olarak yutturmaya çalışan mekanların aksine, Assaje altı çeşit gerçek vegan pizza sunuyor. Ben antep fıstıklı ve vegan mortadellalı tercih ettim ama bu seyahatinizde ilk defa pizza yiyecekseniz mutlaka margarita ile başlayın.
Burayla ilgili önemli bir not: mekan lokaller arasında oldukça popüler olduğundan akşam 19.00’da açıldığı gibi gitmenizi tavsiye ederim. Aksi takdirde önünde korkunç bir kuyruk oluşuyor.
3. Tarihi Kafelerinde Kahve Molası Verin

Gün boyu şehri turlarken yorulduğunuz zamanlar olacak. Bu noktada dinlenmek için harika tarihi kafeler mevcut. Torino’da kahvenin ülkemize göre çok daha uygun fiyatlı olması dikkat çekiciydi. En seçkin yerde bile espressoya en fazla 3,5 € ödedik. Bizim deneyimleyip beğendiğimiz kafeleri paylaşıyorum: Caffè Mulassano, Caffè Pepino, Caffè San Carlo
4. Dondurma Türkiye’de, Gelato İtalya’da Yenir

İtalya’ya gelip gelato yemeden dönmek olmaz. Birkaç yerde şubesi bulunan Gelateria La Romana, menüsünde dokuz çeşit vegan dondurma sunuyor. Ancak vegan deyince aklınıza meyveli sorbe gelmesin lütfen, bildiğimiz mis gibi kremamsı dondurma! Ayrıca üç çeşit vegan külahı da bulunuyor ve külahın içine musluktan bitter çikolata akıtıyorlar. Dolayısıyla dondurma keyfiniz aynı Cornetto gibi çikolata ile sonlanıyor.
5. Araba Müzesini Gezin



Museo Nazionale dell’Automobile, tarihteki ilk arabalardan günümüzün son model arabalarına kadar yüzlerce arabanın olduğu bir müze. Formula 1 arabaları dahil… Rahmi Koç Müzesi’ni gezdiyseniz orada gördükleriniz bu müzenin belki sadece küçücük bir kısmını temsil edebilir. Sırf tek başına bu müzeyi gezmek için bile Torino’ya gelinir.
Ek olarak eşim Mısır tarihine dair en kapsamlı müzelerden biri olan Museo Egizio‘yu gezdi ama ben hem Londra hem de New York’taki müzelerden Mısır tarihine doyduğum için bir kafede kitap okumayı tercih ettim. Eşim müzedeki eserlere hayran kaldı, o yüzden burayı da listenize alabilirsiniz.
6. Glutenden Gına Gelince

Merkezde yer alan Idem Con Patate‘nin ana yemekten tatlılara kadar zengin bir vegan menüsü var. Bir noktada glutenden gına gelince, burada Beyond Meat ile yapılan domates soslu köfteyi tercih ettim. Bu ülkenin domates soslarının lezzeti hiçbir yerde olmuyor! Ayrıca tiramisusu da gayet güzeldi. Bu arada vegan tiramisu yemek için İtalya’ya kadar gitmenize gerek yok, Göztepe’de bulunan Ethique de çok başarılı yapıyor.
Bonus: Torino’da Otel Önerisi

Seyahat planlamanın en zor kısımlarından onlarca otel arasından birine karar verebilmek. O yüzden kaldığımız oteli size önererek sizi bu uğraştan kurtarmak isterim. Grand Hotel Sitea, uygun fiyatlı olmasının yanı sıra, şehir merkezine yürüme mesafesindeydi ve zevkli bir dekorasyona sahipti. Bence hiç alternatif aramayın ve direkt buraya rezervasyon yaptırın.

Yorum bırakın