Bir önceki yazımda vegan hamileliği keşfetme yolculuğumu kaleme almıştım. Beslenmeden kullandığım takviyelere, okuduğum kitaplardan giyime kadar ilk trimesteri özetleyen bir yazı olmuştu. Bu defa “hamileliğin balayı dönemi” olarak adlandırılan ikinci trimesterdeki deneyimlerimi sizlerle paylaşacağım. Bakalım gerçekten dedikleri kadar rahat bir dönem miymiş?

Evet, dedikleri kadar varmış 🙂 İlk trimesterin bitişiyle yorgunluk, mide bulantısı, mide yanması ve tat-koku hassasiyeti hızla kayboldu. Ah keşke bunu o zamanki Başak’a söyleyebilseydim: “Dayan, geçecek…” diye. Büyüyen göbeğim ve bebeğin hareketleri dışında bana hamile olduğumu hatırlatacak pek bir şey kalmadı.
Hamilelikte Vegan Beslenme: Olumlu veya Olumsuz Bir Etkisi Oldu mu?
İkinci trimester boyunca da protein ağırlıklı beslenmeye devam ettim. İlk yazımda anlattığım şekilde ilerlediğimi söyleyebilirim. Enerjimde bir düşüklük olmadığı gibi, bebeğin gelişimi de haftasıyla uyumlu olarak ilerledi, ne hızlı ne de yavaş (burada “maşallah” deyip tahtalara vuruyoruz 🧿). Bu durum çevremdeki “Vegan hamilelik sağlıklı olur mu?” endişelerini de çok şükür yatıştırdı. Doktorum zaten en başından beri veganlığımı destekliyordu.
Ancak vegan olan veya olmayan birçok gebede olduğu gibi hafif kansızlık nedeniyle demir takviyesi almaya başladım. Burada hayatıma geri giren çay ve kahvenin etkisinin de olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar elimden geldiğince kafeinsiz kahve tüketsem de bu bazı zamanlar mümkün olmuyor.

Hamilelikte Seyahat: Bebek Karnımda Ülke Ülke Geziyor
Biz normalde sık seyahat eden bir çiftiz. Bebiş karnımda New York, Londra, Belgrad ve Torino’ya gelmiş oldu. Hatta bu satırları da Marsilya’ya gitmek üzere havalimanından yazıyorum. Tabii eskisi gibi günde 20 bin adım atmaya cesaret edemiyorum, 10 bin adım civarında sınırlıyorum. Ama bu şekilde de gayet keyifli oluyor, daha odaklı ve sakin sakin geziyoruz.
Seyahat ederken özellikle protein ağırlıklı beslenmeye ve bol su içmeye dikkat ediyorum. Bu noktada vegan restoranlar, kuruyemiş ile protein barlar ve marketten aldığım bitkisel yoğurtlar çok yardımcı oluyor.
Hamile Pilatesi ve Kegel Egzersizi
Sağlıklı kilo almak, bel ve sırt ağrılarımı hafifletmek, aynı zamanda doğuma hazırlık için haftada iki gün hamile pilatesine gitmeye başladım. Hem bedenime hem de mentalime çok iyi geliyor. Fırsat yaratıp yürüyüş de yapmam lazım ancak yoğun programım buna her zaman izin vermiyor maalesef.
Bunun yanında doğumu kolaylaştırması ve doğum sonrası toparlanmayı hızlandırması için aklıma geldikçe kegel egzersizi yapmaya çalışıyorum. Kitap okurken, trafikte veya bilgisayar başında çalışırken 10 dakika boyunca pelvik kaslarını 10’ar saniye sıkıp bırakıyorum.

Bebek Alışverişi: Şimdiye Kadar Neler Aldım?
İkinci trimester, bebeğin ihtiyaçlarının büyük bir kısmını tamamladığımız bir dönem oldu. Şubat indirimlerinin de bunda etkisi vardı. Kafamda dönüp duran ihtiyaçlar listesini bir Google Docs dokümanına döküp oradan takip etmeye başladım. Merak edenler buradan inceleyebilir; marka, model ve adet detayına kadar yazmaya çalıştım.
İhtiyaçları almadan önce eşe dosta haber saldık “İyi durumda ikinci el eşyalarınıza talibiz” diye. İkinci el olarak aldıklarımız arasında BabyBjörn ana kucağı, oto koltukları, mama sandalyesi ve banyo küveti bulunuyor.
Bakım ürünlerinde konu biraz daha hassas olduğu için organik, vegan ve hayvanlar üzerinde test edilmeyen ürünleri bulmak adına uzun araştırmalar yapmak gerekiyordu. Bu konuda çok güvendiğim bir vegan arkadaşımın kendi bebeğinde kullandığı ürünleri hiç sorgulamadan aldım. Bu bana gerçekten çok zaman kazandırdı. Önerdiği kitaplar da içerik ve görseller açısından oldukça başarılı (hepsi listede yer alıyor).
Bebeğin her türlü tekstil ihtiyacını ve bazı eksiklerini ise annem aldı. Yoksa her birini tek tek keşfetmem epey zamanımı alacaktı. Hepsini minik hurçların içine koyup, beyaz kurdele ile bağlayıp üzerine nazar boncukları iliştirip getirmiş, canım annem…
Bebek arabasını ve bazı ihtiyaçları Marsilya seyahatimizden almayı planlıyoruz. Çünkü Türkiye fiyatlarının, Avrupa’nın 2-3 katı olması gerçekten can sıkıcı. Dolayısıyla bir seyahat fırsatı yaratabiliyorsanız, büyük kalemleri yurt dışından almak daha mantıklı görünüyor.

Hamilelikte İlaç Kullanımı
Her ne kadar havalimanında ve uçakta maske taksam da ne yazık ki son Torino seyahatimizden sonra hastalandım. Hamilelikte hastalanmak en çok korktuğum şeylerden biriydi çünkü hiç ilaç kullanamayacağımı sanıyordum. Ancak doktorum bazı antibiyotiklerin, boğaz pastillerinin ve ağrı kesicilerin hamilelikte güvenli şekilde kullanılabileceğini söyledi. Bunlar olmadan muhtemelen daha da kötüleşecektim ve toparlanmam çok daha uzun sürecekti.
Gebelik Akademisi
Bu dönemde yaptığımız en faydalı şeylerden biri de doğum yapmayı planladığım hastanenin ücretsiz düzenlediği gebelik akademisine katılmak oldu. Kadın doğum uzmanı, ebe, diyetisyen, fizyoterapist, pediatrist ve bebek hemşiresinin düzenlediği farklı oturumlarla; gebelik ve doğum sürecinden beslenmeye, doğumu kolaylaştıran egzersizlerden emzirme ve bebek bakımına kadar birçok konunun ele alındığı oldukça kapsamlı bir programdı.
Her ne kadar bu süreçte kitaplar okuyup videolar izlesek de yeni bilgiler edinme fırsatı bulduk. Bu nedenle hastanenizin böyle bir programı olup olmadığını sormanızı kesinlikle tavsiye ederim.

İlk İki Trimesterde Kaç Kilo Aldım?
Gelelim benim kanayan yarama… Her ne kadar çevremdekiler aksini söylese de ilk iki trimesterde toplam 9-10 kg almam biraz canımı sıkmıyor değil. Çünkü hamilelik süresince yaklaşık 14-16 kg almam gerektiği söyleniyor, ancak son trimesterle birlikte bunun biraz üzerine çıkacağım gibi görünüyor. “Ne de olsa hamileyim” diye rahat rahat yemememe ve hiç aşermememe rağmen bunun nasıl olduğunu tam olarak anlayamadım. Hafiften dolgunlaşmaya başlayan yanaklarım ve ödem toplayan bileklerim bazen kendimi kontrolden çıkmış gibi hissettiriyor.
Dolaptaki fermuarlı pantolonlarım ve taytlarımla zaten ilk trimesterin sonunda vedalaşmıştım. Zaman içinde üstlerim de kısa gelmeye başladı. Şu an giyebileceğim kışlık kıyafetlerim oldukça sınırlı diyebilirim. Dolayısıyla alışveriş yapmama kararımı ara ara bozmak zorunda kaldım: Pilatese başladığım için iki tayt, large beden pijama ve günlük giymek üzere salopet aldım. Havalar ısındığında ince ve bol elbiselerimin beni doğuma kadar götüreceğini umuyorum.

Yorum bırakın