Geçtiğimiz günlerde Borusan Contemporary’nin yeni sezonu karşıladığı iki serginin basın toplantısı için Perili Köşk’teydim. Yeni sezonun odağında, İtalyan sanatçı Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Zaman Mekan Geometri” ile Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan seçilen eserleri bir araya getiren “Perili | Haunted” var. Biri bildiğimiz manzaralara farklı bir gözle bakmaya, diğeri ise teknoloji çağında insanı ve gerçekliği yeniden düşünmeye davet ediyor.

Perili Köşk’te beni sergiler kadar etkileyen bir başka şey de binanın kendisi. Çünkü burası yalnızca Borusan Contemporary’e ev sahipliği yapan bir müze değil, aynı zamanda Borusan Holding’in ofisi. Yani holding bünyesindekiler; çağdaş sanat eserlerinin arasında, İstanbul Boğazı’nın hemen kıyısında çalışıyor. Sanat, tarih ve boğaz manzarasının böylesine iç içe geçtiği bu yapının Türkiye’nin en güzel ofislerinden biri olduğunu düşünüyorum.
Olivo Barbieri ile Bildiğimiz Manzaralara Yeniden Bakmak
Dr. Fırat Arapoğlu küratörlüğündeki “Zaman Mekan Geometri” sergisi, yaklaşık 40 yıldır şehirleri, doğayı ve tarihi alanları fotoğraflayan Olivo Barbieri’nin beş önemli serisini bir araya getiriyor: Zaman Mekan Geometri, mekana özgü_, Şelale Projesi, Alpler – Coğrafyalar ve İnsanlar ve Capri.
Barbieri’yi bir şehir, doğa ve tarih fotoğrafçısı olarak tanımlasam da sergiyi gezdikten sonra bunun eksik bir tanım olduğunu söyleyebilirim. Çünkü sanatçının asıl meselesi yalnızca neye baktığımız değil, onu nasıl gördüğümüz. Çeşitli optik müdahaleler ile sahneleri bildiğimiz gerçekliğinden çıkarıp başka bir açıdan bakmamızı sağlıyor.

Benim için serginin en etkileyici bölümlerinden biri Antik Anadolu ören yerlerinin kuşbakışı fotoğraflarıydı. Arkeolojik alanları gezmeyi çok seviyorum; ancak bugüne kadar onları hep kendi göz hizamdan, yani yatay düzlemde deneyimlemiştim. Efes’ten Aphrodisias’a, Hierapolis’ten Laodikeia’ya uzanan bu alanları Barbieri’nin gözünden kuşbakışı görmek, yapıların büyüleyici geometrisini bambaşka biçimde ortaya çıkarıyor.
Üstelik fotoğraflarda yalnızca antik medeniyetlerin izleri yok. Yüzyıllar içinde yıkılmış yapılar, onların üzerini kaplamış yer yüzü, günümüz insanının alanda bıraktığı izler de kadraja giriyor. Böylece geçmiş ve bugün, aynı görüntünün içinde yaşamaya devam ediyor.
Bir Fotoğrafta İstanbul’un Üç Yüzü
“mekana özgü_” serisindeki İstanbul fotoğrafı ise sergide en çok ilgimi çeken bir diğer eser oldu. İlk bakışta bütün ihtişamıyla Ayasofya beliriyor. Önünde rengarenk ama düzensiz bir kent dokusu var, Barbieri’nin optik müdahalesi bu karmaşayı daha da çarpıcı hale getiriyor. Arka planda ise İstanbul’un modern yüzünü temsil eden yüksek binalar ve gökdelenler…
Barbieri bu eserde bize İstanbul’un üç ayrı katmanını gösteriyor: tarih, kentleşmenin kaosu ve modern yaşam. Çoğu zaman ayrı ayrı algıladığımız ama aslında aynı şehirde yan yana var olan bu dünyalar, tek bir kadrajda üst üste biniyor.

Şelale Projesi de manzaraya bakma biçimimizi sorgulayan bölümlerden biri. Küratör Dr. Fırat Arapoğlu anlatımında şu noktaya dikkat çekti: şelaleleri doğal güzellikler olarak görüyoruz ama çoğu zaman onlara nereden ve nasıl bakacağımız önceden belirlenmiş durumda. Bir seyir terası yapılıyor ve manzarayı bize sunulan o noktadan izliyoruz.
Barbieri ise bazen bakış açısını değiştiriyor, bazen de görkemli bir kareyi bulanıklaştırıp ön plandaki küçücük bir ayrıntıyı netleştiriyor. Böylece onu yalnızca “güzel bir manzara” olmaktan çıkarıp, bakmanın kendisini fotoğrafın konusu haline getiriyor.
Sergiden ayrılırken zihnimde en çok kalan soru da buydu: bir kareye gerçekten olduğu haliyle mi bakıyoruz? Yoksa gördüğümüz her şeyi deneyimlerimiz, bildiklerimiz, hatırladıklarımız ve beklentilerimizden geçirerek zihnimizde yeniden mi kuruyoruz?
Perili Köşk’ün Hayaletleri: “Perili | Haunted”
Yeni sezonun ikinci sergisi “Perili | Haunted” ise Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren’in küratörlüğünde hazırlanmış. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu; yapay zeka, algoritmalar, teknoloji ve insan etrafında bir araya geliyor.
Serginin Perili Köşk’te gerçekleşmesi de başlı başına anlamlı. Tarihi bir yapı; ışık, hareket, ses ve veriyle çalışan çağdaş eserlerle bir araya geliyor. “İnsan-sonrası bir dünyada insan nedir?” sorusu serginin düşünsel omurgasını oluşturuyor.

Borusan Contemporary Ziyaret Bilgileri
Her iki sergi de 15 Ağustos 2027’ye kadar Borusan Contemporary’de görülebilir. Perili Köşk’ün aynı zamanda aktif bir ofis olması nedeniyle Borusan Contemporary yalnızca cumartesi ve pazar günleri 10.00–19.00 arasında ziyaret edilebiliyor.
Sergileri görmek için gitmiş olsanız bile, biraz zaman ayırıp Perili Köşk’ün kendisine ve pencerelerinden İstanbul Boğazı’na bakmayı da unutmayın. Çünkü burada mekan, manzara ve sanat birbirinden kolay kolay ayrılmıyor.

Yorum bırakın