Stoacılık ve Minimalizm: Az ile Yaşamak, Çok Hissetmek

4–6 dakika

“Unutma, Mutlu Bir Hayat Çok Az Şeye Bağlıdır” isimli kitabı okuduktan sonra üzerine bir şeyler yazmamam mümkün olmadı. Roma’yı en iyi yöneten beş imparatorun sonuncusu olarak tarihe geçen Marcus Aurelius, Stoacı bir filozof olarak sadece liderliğiyle değil, düşünceleriyle de ölümsüzleşmiştir. Biz de o düşüncelerden kendimiz için anlamlar çıkarabilirsek ne mutlu! Kitabı kapayınca düşündüm: Biz gerçekten mutluluğu nerede arıyoruz?

Stoacılık ve Minimalizm Unutma, Mutlu Bir Hayat Çok Az Şeye Bağlıdır Marcus Aurelius
Photo by Jeffrey Czum on Pexels.com

Minimalizm ve Mutluluk

Hiç fazlalıkların arasında boğulduğunuzu hissettiniz mi? Aurelius şöyle der: “Mutluluğun kaynağı, ruhunun içindedir. Dışarıda değil, içinde ara.”

Fazlalıklarla çevrili bir yaşam, zihinsel bir ağırlık yaratır. Dolaplarımızda, ajandalarımızda, hatta sosyal medya hesaplarımızda biriken şeyler aslında ruhumuzda da yer kaplar. Ve bizler bu kalabalık arasında değil mutluluğu, kendimizi bile bulamıyoruz. Etrafımızdaki kalabalık ne kadar çok ise, kendimize o kadar dar alan kalıyor.

Bu sebeple gerekli olmayan, size hizmet etmeyen veya size iyi hissettirmeyen eşyalarınızdan kurtulmak ve sadeleşmek ile başlayabiliriz yolculuğumuza.  Sadeleştikçe kendimize ait alanımız artar. O eşyaların bizden çaldığı zamanı ve ilgiyi geri almış oluruz, böylece bize iyi hissettirecek şeylere aktarırız bu zaman ve ilgimizi. Bu bakış açısı insanı sürekli bir şeylere yetişme telaşından kurtarır.

Az Düşün, Az Söyle, Çok Hisset

Aurelius der ki: “Sahiden de gereksiz sözlerimizden ve davranışlarımızdan vazgeçmeliyiz. İşte o zaman daha huzurlu, daha mutlu ve tasasız oluruz. Bunun için her an kendimizin farkında olmalıyız. Hatta sadece gereksiz eylemlerimizi değil, gereksiz düşüncelerimizi de ortadan kaldırmalıyız. Ancak bu şekilde gereksiz düşüncelerin bir sonucu olarak ortaya çıkacak eylemlerin önünü kesebiliriz.”

Stoacılık ve Minimalizm Unutma, Mutlu Bir Hayat Çok Az Şeye Bağlıdır Marcus Aurelius
Photo by Elina Fairytale on Pexels.com

Azalttığımız şeyler sadece eşyalarımız olmamalı, içimizde bulunan tüm yükleri de azaltmalıyız. Bilişsel yüklerimizden de arınmalıyız. Minimalizm yalnızca “az eşyaya sahip olmak” değildir. Sadece fazla eşyaları ayıklayarak hafiflemek mümkün olmaz. Aynı zamanda zihinsel bir sadeleşme de gerekir. “Gerçekten ihtiyacım olan ne?” sorusunu ruhumuza da sormalıyız, ihtiyacımız olmayan duygu ve düşünce ne varsa ayıklamalıyız.

Aynı zamanda tüm bu düşüncelerimizi ayıklayarak gereksiz eylemlerden de kurtuluruz ve bulunmadığımız bu her gereksiz eylem için harcadığımız zaman ve enerji yine kendimize kalır. Gereksiz eylemler ve zincirleme huzursuzluktansa, kendi huzurumuza yatırırız bu zaman ve enerjimizi.

Şefkat ve Tutarlılık

Aurelius’un bir diğer hatırlatması şudur: “Kendini doğayla uyumlu kıl; o zaman hiçbir şey sana ağır gelmez.”

Doğaya uyumlu yaşamak, başka canlıların yaşam hakkına saygı duymak, doğanın döngüsüne zarar vermemek… Bu yalnızca etik bir seçim değil, aynı zamanda psikolojik bir denge halidir. Çünkü insan, değerleriyle uyumlu yaşadığında ruhunda bütünlük hisseder. Ve hepimizin parçalanmaya değil, bir bütün olmaya ihtiyacı vardır. Psikolojide buna içsel tutarlılık denir.

Stoacılık ve Minimalizm Unutma, Mutlu Bir Hayat Çok Az Şeye Bağlıdır Marcus Aurelius
Photo by Leeloo The First on Pexels.com

Kendimize uygun davranmadığımızda içimizde çatışma başlar ve huzursuzluk, mutsuzluk bu çatışmayı takip eder. Ama değerlerimizle uyumlu yaşadığımızda hayatımızdaki huzur ve anlam artar. Siz hiç kendinizle çelişmediğinizde hissettiğiniz hafifliği fark ettiniz mi? İşte bu uyum, mutluluğun en güçlü kaynaklarından biridir.

Bu başlığa en uyumlu seçimlerden biri de bence veganlık. Vegan yaşamı seçmek de sadece bir beslenme tercihi değil, aynı zamanda şefkatin pratikteki karşılığıdır. Başka canlıların acısını azaltmayı seçmek, insanın hem doğa ile uyumlanabilmesini hem de kendisiyle barışmasını sağlar. Başkalarına şefkat hissettiğimizde kendimize de daha şefkatli oluruz. Gönül rahatlığı ile ekleyebilirim ki vegan olduğumdan beri hem bedenen hem de ruhen bütün, sağlıklı, huzurlu ve “an”dayım.

Mutluluk Çok Az Şeye Bağlıdır

Aurelius der ki: “Eğer sahip oldukların sana yetmiyorsa, sahip olmak istediğin hiçbir şey de seni tatmin etmeyecektir.”

Mutluluk aslında daha çok şeye sahip olmakla değil, daha az şeye ihtiyaç duymakla var olmaz mı? Bir şeyleri sürekli isteyerek mutlu olabilir miyiz?Modern insan, mutluluğu sürekli dahasında arar: Biraz daha para kazanırsam, yeni bir eve taşınırsam, daha başarılı olursam, o hayalimdeki arabayı alırsam…

Stoacılık ve Minimalizm Unutma, Mutlu Bir Hayat Çok Az Şeye Bağlıdır Marcus Aurelius
Photo by Belle Co on Pexels.com

“Mutlu olmak için dışarıya bakma, kendi içine bak.”

Kaçırdığımız en önemli nokta, mutluluğun bir hedef değil, bir ruh hali olmasıdır. Bir tabak besleyici vegan yemek, doğada yapılan kısa bir yürüyüş, sevdiklerinizle edilen keyifli bir sohbet, gökyüzünü izlemek… Bazen gerçek mutluluk tam da bu sıradan anlarda saklıdır. Önemli olan “an”da olarak bunun farkına varabilmek.

Belki de asıl mesele, gözümüzü büyük olandan çevirip küçük ama gerçek olana bakabilmekte. Bir ağaca bakarak yeni açan yaprakları incelemek, ağacın dalları rüzgar ile hareket ederken o anda olduğumuz için, o havayı soluyabildiğimiz ve böyle bir ana tanık olabildiğimiz için teşekkür etmek. Bu açıklama size Polyannacılık gibi gelmiş olabilir ama değil, bahsettiğim aslında içinde olduğumuz her andaki güzelliklerin, ufak detayların farkına varabilmek.

Psikolojide “hedonik adaptasyon” diye bir kavram vardır: Yeni şeylere hızla alışırız ve eski tatmin duygusu kaybolur. Bu sebeple hep daha çoğuna sahip olsak da mutluluk artmaz. Sadece küçük şeylerden yeniden keyif almayı öğrenince, her anı farkında olarak yaşadığımızda artar mutluluğumuz.

Aurelius’un dediği gibi: “Hayatın güzelliğine bak. Yıldızlara, doğaya, insanın içindeki iyiliğe… Tekrar tekrar hayran ol.”

Stoacılık ve Minimalizm Unutma, Mutlu Bir Hayat Çok Az Şeye Bağlıdır Marcus Aurelius
Photo by Visit Greenland on Pexels.com

Sonuç: Mutluluk Sandığımızdan Daha Yakın

Mutluluk, düşündüğümüz kadar uzak değil. Daha çok şeye sahip olmakta değil, daha az şeye ihtiyaç duymakta gizli. Marcus Aurelius’un yüzyıllar öncesinden söylediği bu cümle, bugün hala aynı güce sahip: “Unutma, mutlu bir hayat çok az şeye bağlıdır.”

Şimdi kendinize sorabilirsiniz: Benim gerçekten mutlu olmam için kaç şeye ihtiyacım var? Sahip olduklarım bana yetiyor mu, yoksa mutluluğu hep bir sonraki adımda mı arıyorum? İçinde bulunduğum tam bu anda beni gülümsetecek ne var etrafımda?

Ve unutmayın, her zaman da mutlu olmak zorunda değiliz. Bu yazıda bahsettiğim şey genel olarak mutluluğu bulmak olsa da, her zaman her şey harika olacak diye bir şey yok. Bu sebeple her ne kadar bu yazı size Polyannacılık yapmışım gibi gelse de değil. Yaşadığımız anın gerektirdiği tüm duyguları yaşamalı, ruhumuza iyileşmesi için zaman tanımalı, ancak her zaman zihnimizde mutluluğun yolunu tekrar bulabilmeliyiz. Hayat da tam olarak bu akışta değil mi?

Belki de cevap sandığınızdan çok daha küçük, çok daha sade ve çok daha huzurludur. Ve mutlaka kitabı okuyun…



Yeni yazıların e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Bizi Instagram’da Takip Edin!

AliveSouls'a ücretsiz abone olun!

Güncel yazılardan ve haftalık bültenden anında haberdar olmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin