Kurban bayramlarını ülkede geçirmek bizim için zorlayıcı olduğundan genelde bu zamanı yurt dışında geçirmeyi tercih ediyoruz. Bu seneki rotamız Gürcistan’ın başkenti Tiflis oldu. Tarihi dokusu, canlı sokakları ve vegan dostu restoranlarıyla vizesiz ziyaret edebileceğiniz bu şehirdeki keşiflerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Tiflis’te Ulaşım
Uçaktan indiğimizde hemen Bolt taksi kullandık. Ancak vardığımız gün, Tiflis’in başkent oluşu kutlamalarına denk gelince trafikten 20 dakikalık yol 1 saat 20 dakika oluverdi. 26 Mayıs 1918 tarihini de Tiflis’in başkent ilan edildiği tarih olarak ayrıca belirtmek isterim.
Şehir genel olarak oldukça trafikli. Sanırım yaşayan nüfus genelde araç kullanıyor. Ayrıca gezmeye gelen turistlerde genellikle Bolt ve taksi tercih ediyor. Ulaşım Türkiye’ye kıyasla oldukça ucuz.
Tiflis’in Canlı ve Özgür Atmosferi
Tiflis çok canlı bir şehir. Daha önce ziyaret etmediğimden önceki haliyle kıyas yapamıyorum. Ancak ben canlı ve özgür bir şehir gördüm. İnsanlar sürekli sokaklarda. Günün her saati yemek yiyorlar, kafelerde sohbet ediyorlar, geziyorlar.
Benim yaşadığım bölgede belli bir saatten sonra her yer sessizleştiği için bu özelliği ilgimi çekti ve canlı olması hoşuma gitti. Mesela sabah 04.00’te uçak için yola çıkmamız gerektiğinde araç bulabilir miyiz diye düşünürken sokakların cıvıltısı ve gençlerin enerjisi bizi de uyandırdı ve tedirginliğimizi ortadan kaldırdı.

Eski Tiflis’te Tarih ve Mimariyle Buluşmak
Tiflis’in binaları tuğladan yapılmış, dokunulmamış ama bunun yanında bir o kadar da tertemiz ve bakımlı. Her binanın başında durup incelemek ve binaya dokunmak istiyor insan. Tarihi yapıları yanı sıra şehrin kendisi de çok otantik.
İlk olarak Old Tbilisi olarak adlandırılan “Eski Tiflis”i gezdik. Liberity Square kocaman büyüleyici bir yapı. Parkta oturup şehri seyrettik. Her yerde kocaman ağaçlar ve parklar var. Gezerken yorulursanız hemen bir ağaç, bir bank ya da oturma alanı bulabilirsiniz. Özellikle kocaman bir yürüyüş alanı olan Rike Park’a bayıldık. Her yer ağaçlarla dolu yürüyüş alanları, temizliği ve parka yakın eski tarihi kiliseleri bizi mest etti. Rike Park’tan teleferiğe binip Mother of Georgia’yı görebilirsiniz. Biz çok sıra olduğundan tercihimizi tarihi bir kilise olan Metekhi Kilisesi‘nden yana kullandık. İçerdeki hava beni çok duygulandırdı. Dini ritüeller hangi dinde olursa olsun bana iyi geliyor. Rike Park’ta ayrıca Barış Köprüsü‘nde yürüyebilir, nehirde tur yapabilirsiniz.
Tiflis’te Görülmesi Gereken Yerler
Şehirde gezecek o kadar çok tarihi yapı var ki ben sadece deneyimlediklerimi paylaşıyorum. Kaldırımlar geniş, öylesine yürüyüş yaparken bile opera ve tiyatro binalarına denk gelebilirsiniz.

En etkilendiğim yapı ise kesinlikle Dev Anıt (Chronicle of Georgia). Tiflis’in kuzeyinde, Keeni Tepesi’nde yer alan Chronicle of Georgia, Gürcü heykeltıraş Zurab Tsereteli tarafından 1985’te başlatılan ve hâlâ tamamlanmamış anıtsal bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Yaklaşık 30–35 metre yüksekliğindeki 16 sütun, Gürcistan’ın 3.000 yıllık devlet geleneğini ve 2.000 yıllık Hristiyanlık tarihini anlatan kabartmalarla kaplı. Üst kısımlarda krallar ve kahramanlar, alt bölümlerde ise İsa’nın yaşamından sahneler ve dini semboller yer alıyor. Stratejik konumuyla hem Tiflis Denizi’ne hem de kentin kuzey siluetine hâkim olan bu anıt, tarihsel derinliği ve etkileyici mimarisiyle kentin en çarpıcı simgelerinden biri olarak biliniyor.
Havanın kapalı olduğu günlerde gezebileceğiniz birçok müze var. Biz sadece Georgian National Museum’u gezebildik. Müzenin içinde en çok ilgimizi çeken Homo Sapiens ve Homo Erectus kabartmaları oldu. Son olarak şehrin en meşhur noktalarından biri Rezo Gabriadze Kukla Tiyatrosu yanına inşa edilmiş olan eğik saat kulesini ziyaret ettik. Kukla tiyatrocusu Rezo Gabriadze tarafından inşa edilmiş. Sanki demir bir kalas ile yıkılması engelleniyormuş gibi durması ve farklı yapı elemanları kullanılarak yapılması nedeniyle tarihten kalan bir kuleymiş izlenimi veriyor. Tasarımın bu şekilde yapılmasının nedeninin ruhsuz modernleşmeye karşı sanatsal bir tepki olduğu söyleniyor. Burada saate bakarken aniden fotoğrafınız çekiliyor ve gazeteye basılıyor. Size harika bir anı olarak bu gazete sayfası kalıyor.


Tiflis’te Vegan Yemek Seçenekleri
Gelelim ne yiyip ne içtiğimize… Tiflis, veganların ne yiyeceğini düşünmeden gezebileceği bir şehir. Vegan seçenekli mekanları bir yana bırakın, %100 vegan birden fazla restoran var.
Biz en çok Plantastic Kitchen’ı sevdik. Türkiye’deki ikame ürünleri pek yiyemiyorum açıkçası. Ama burada vegan hamburgere doyduk. Özellikle Vegan Beyond Burger’i tavsiye ederim. Hamburgerin içindeki soslar da inanılmaz lezzetliydi. Kiwi Vegan diye başka bir vegan mekana uğradık. Burada da en çok falafel dürümü sevdik. Tatlı yemek ve bir kahve molası vermek için ise Stricha diye yine her şeyin vegan olduğu bir kafeye gittik. Bu restoranların yanı sıra hemen hemen her restoranda vegan seçenek bulmak mümkün.
Tiflis’in sadece biyolojik saatleri kişisel olarak bana uymadı. Sanırım en zorlandığım kısım bu oldu. Şehrin her saat canlı olması çok güzel ama geceleri fazla canlı olduğundan gündüzler geç başlıyor. Mekanların çoğu 12’den önce açılmıyor.
Güne erken başladığımdan mekanlar açılana kadar meyve ve kuruyemiş atıştırdım. Bir de yeraltı geçidinde patatesli vegan haçapuri yedim. Gürcü yemeklerinden ise Gürcü mantısı hinkalinin tadına baktık ancak bize çok hamurlu geldi. Açıkçası çok sevemedik.
Genel olarak mistik havası, doğası ve tarihi dokusuyla Tiflis seyahatimiz güzel geçti. Ayrıca vegan seçeneklerin fazla olması da bizi çok sevindirdi. Sadece yemek olarak değil, bu bilinçte insanların olması geleceğe dair umudu arttırıyor.

Yorum bırakın