Bir Filozofu Kendine Yol Arkadaşı Yapmak

2–3 dakika

Bir kitabın değeri; onu kaç günde bitirdiğinizle değil, kaç yıl sonra yeniden açtığınızla ölçülür. Bazı yazarlar bilgi verir. Bazıları ise sessizce yanınıza oturur ve yıllarca sizinle yürür. Bu yazı; bir filozofu okumaktan çok, onunla yol arkadaşlığı kurabilmek üzerine.

felsefe filozoflar eleştirel düşünme
Photo on Pexels.com

Bazı insanlar kitap okur. Bazıları ise aynı kitapla yıllarca yaşar. Aradaki fark; kaç kitap bitirdiğiniz değil, hangi kitapların sizi yıllar sonra bile geri çağırdığıdır. Çünkü insan bazen yeni bir kitaba değil, eski bir kitaba yeniden ihtiyaç duyar.

Bir Düşünür Yol Arkadaşı Olabilir mi?

Hayatta yol arkadaşlarımızı çoğunlukla insanlardan seçeriz. Aynı yolu paylaştığımız, konuştuğumuz, tartıştığımız insanlar…

Peki bir düşünür de yol arkadaşı olabilir mi?

İlk bakışta tuhaf görünebilir. Ama belki de mesele, “yol arkadaşı” dediğimiz şeyin ne olduğunda saklıdır. Yol arkadaşı öğretmen gibi anlatmaz, rehber gibi yön göstermez; sizin yerinize yürümez, yalnızca sizinle birlikte yürür.

Antik Çağ’da felsefe de böyle görülüyordu. Pierre Hadot’nun anlattığı gibi; felsefe yalnızca fikir üretmek değil, bir yaşam biçimiydi. Kitaplar bilgi biriktirmek için değil, insanın kendisiyle kurduğu diyaloğu derinleştirmek için okunuyordu.

felsefe filozoflar eleştirel düşünme
Photo by Semiha Deniz on Pexels.com

Kitap Okumak Değil, Düşünürlerle Diyalog Kurmak

Montaigne bunun güzel bir örneğidir. Denemeler’inde Seneca’yla konuşur, Plutarkhos’a itiraz eder; onlardan öğrenir ama hiçbirinin öğrencisi olmaz. Gerçek düşünce arkadaşlığı da burada başlar: Hayranlıkla değil, diyalogla.

Benim uzun yıllardır dönüp konuştuğum isimlerden biri Friedrich Nietzsche. Fakat beni ona bağlayan şey, fikirlerine katılıyor olmam değildi. Tam tersine, en verimli karşılaşmalarımız ona itiraz ettiğim anlarda ortaya çıktı. Çünkü iyi bir düşünür size ne düşüneceğinizi söylemez; günün birinde onu bile sorgulamanızı ister.

Nietzsche’nin kendi hayatı bunun güçlü bir örneğidir. Gençliğinde Schopenhauer’i kendine yol arkadaşı seçti, ona hayranlık duydu. Ama zamanla ondan ayrıldı. Çünkü gerçek bir düşünce yolculuğu; birinin gölgesinde kalmayı değil, gerektiğinde o gölgeden çıkmayı gerektirir.

Belki de bu yüzden yıllar sonra okurlarına şu çağrıyı yaptı:

“Şimdi beni kaybedin ve kendinizi bulun.”

felsefe filozoflar eleştirel düşünme
Photo by Jonathan Cooper on Pexels.com

İyi Bir Filozof Size Kendinizi Düşündürür

Bir düşünürü yol arkadaşı yapmanın en büyük tehlikesi de burada başlar. Çünkü insan bazen düşünmeyi bırakır. Hayran olmaya başlar. Bir süre sonra onun sesini kendi sesi sanabilir. İşte o anda yol arkadaşlığı biter, taklit başlar. Oysa iyi bir yol arkadaşı sizi kendisine benzetmez. Sizi, kendiniz olmaya davet eder.

İyi kitaplar cevap bırakmaz. Soru bırakır. Ve bazen tek bir soru, ömür boyu sürecek bir yol arkadaşlığının başlangıcı olur.

Bir kitabı en son ne zaman ikinci kez okudunuz?

Yıllar önce altını çizdiğiniz bir cümleye geri döndünüz mü?

Sizi yalnızca haklı çıkardığı için değil, sizi zorladığı için yeniden başvurduğunuz bir yazar var mı?

Gerçek Yol Arkadaşlığı Nedir?

Size bir filozof önermeyeceğim. Çünkü mesele bir isim değil. Mesele; sizi rahatlatan fikirleri değil, peşinizi bırakmayacak soruları bulabilmek.

Eğer bir gün seçtiğiniz düşünürden ayrılabilecek kadar özgür hissediyorsanız, belki de size verebileceği en değerli şeyi zaten vermiştir.

Çünkü gerçek yol arkadaşları, sonunda sizi kendilerine hayran bırakmaz. Bir gün kitabı kapattığınızda bile sizinle yürümeye devam ederler.

Ve sonunda sizi kendinizle baş başa bırakırlar.


Yeni yazıların e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Bizi Instagram’da Takip Edin!

AliveSouls'a ücretsiz abone olun!

Güncel yazılardan ve haftalık bültenden anında haberdar olmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin